Hasan Şanlı

Hasan Şanlı
@Hasan52768
Siyasi Düşüncenin Oluşumunda Hadisleri Rolü (Spoiler)
Puan vermedi·216 syf.·
2025 6. kitabı
İslam tarihinde Müslümanlar arasında karışıklığa ve ayrışmalar sebep olan en temel konu hiç şüphesiz hilafet ve liderlik konusudur. Bunun böyle olması tabiki de tesadüf değildir. Kur’ân’da veya Hz. Peygamberin sünnetinde nerdeyse hiç geçmediği için halifelik konusu, Müslümanlar arasında Hz. Peygamberin vefatının hemen akabinde başlayıp uzun yıllar iç karışıklıklara sebebiyet vermiştir. Ancak hilafetin nass ile belirlendiği şeklindeki iddalar da yok değildir. Bir kısım ulemâ Hz. Peygamberin bazı tutum, davranışlarının ve sözlerinin halifeliğe ve bu makama kimin geleceğine dair işaretler içerdiğini söylemektedir. Ancak islam aleminin geleceğini belirleyecek böyle son derece önemli bir konunun işaret ve üstü kapalı mesajlar şeklinde ifade edildiğini düşünmek çok tutarsız gözükmektedir. Nitekim söz konusu ulemâ Hz. Peygamberin bir kadın ile arasında geçen bir konuşmayı, Hz. Aişe ile arasında vuku bulan başka bir konuşmayı ve Hz. Ebu Bekir’in Hz. Peygamberin yerine namaz kıldırması gibi bir takım olayların Hz. Peygamberin ilerde halifelik makamına kimlerin geleceğini üstü kapalı bir şekilde belli ettiğini veya buna işaret ettiğini söylemektedir. Ancak böyle önemli bir konunun bu şekilde üstü kapalı bir şekilde ifade edildiğini düşünmek akla yatkın gözükmemektedir. Ayrıca Beni Saide gölgeliğinde halifenin kim olacağına dair vuku bulan tartışmalarda yukarıda sözü edilen hiç bir olayın bahsinin edilmemesi de bize bu iddianın tutarsız olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bunun yanı sıra kimlerin halife olacağına dair hadislerin bir kısmında Hz. Ali’in yer almaması bir kısmında diğer raşid halifelerin yer almaması bize bu hadislerin daha çok günün siyasi yapısının bir ürünü olduğunu göstermektedir. Ayrıca Hz. Peygamberin halifeliğin otuz yıl süreceğine dair hadisi, iki
Siyasi Düşüncenin Oluşumunda Hadislerin Rolüİlyas Canikli · Fecr Yayınevi · 20191 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·480 syf.·
2024 13. kitabı
Ebu’l A’lâ El-Mevdudî bu eserinde İslam’i hükümetin zaman içerisinde hilâfetten padişahlığa nasıl geçtiğini güzel bir dille anlatmaktadır. Mevdudî, ilk dört halifenin bu makama dair herhangi bir talepleri olmadan hilafet makamına getirildiklerini ancak Emevilerin söz konusu makam için mücadele ettiklerini ve bu mücadele sonucunda müslümanların liderliğini üstlendiklerini ifade etmektedir. Mevdudî, liderliğin Emevilere geçtikten sonra artık halifeliğin bittiğini ve saltanatın başladığını söylemektedir. Ancak Mevdudî halifeliğin saltanata dönüşmesini sadece liderliğin babadan oğula geçmesine bağlamamaktadır. Ona göre iki yönetim biçimi arasında bariz farklar vardır. Mesela halifelikte Beytül Mal bütün müslümanların malıyken saltanatta sadece hanedanın malı olduğunu, İslami hükümlerin saltanatla birlikte biraz göz ardı edildiğini, halifelikte bastırılan kavmiyet taassubunun saltanatla birlikte yeniden hortladığını ve halifeliğin aksine saltanatta muhaliflere tahammül olmadığını dile getirerek saltanat yönetim anlayışının halifelikten çok uzak olduğunu ifade etmektedir. Mevdudî, saltanat yönetiminin müslümanlar arasında ciddi sıkıntılara sebebiyet verdiğini söylemiştir. Çünkü halifelik döneminde Müslümanların ciddi manada bir fikir hürriyeti varken, Emeviler döneminde Müslümanlar için böyle bir imkan kalmamıştır. Emevi yönetimi muhalifine gaddarca bir tutum içerisine girmiş, muhaliflerini sert bir şekilde cezalandırmıştır. Ayrıca Arap ırkıçılığı yaparak Araplar dışındaki tebaayı neredeyse hiçe sayan bir tutum içerisine girmiştir. Bunların yanı sıra Emeviler Hz. Ali evlatlarına da olukça düşmanca bir tavır sergilemiştir nitekim cuma hutbelerinde Hz. Ali’ye hakaretler edilmiştir. (Ömer bin Abdülaziz devri hariç). İşte bütün bu olumsuz hava içerisinde yavaş yavaş Abbasi
Hilafet ve SaltanatEbu'l A'lâ el-Mevdudi · Hilal Yayınları · 201677 okunma