Hasan Almammadov

Hasan Almammadov
@HasanAlmammadov
Güneşin batışını paylaşan bile güneşin batışından aldığı haz için paylaşmıyor. Güzel görünüyor bunu da paylaşayım düşüncesiyle paylaşım yapıyor. Nesneleşmeye başlıyor insan istekleri, hayalleri, sevgisi ve yaşayışı özgünlüğünü kaybediyor. Zihni bir düzen inşa etmek yerine başkaları tarafından inşa edilmiş bir düzene sıkıştırılıyor, yozlaştırılıyor. Bu düzen akan bir nehir gibi yoluna katıyor, bataklık gibi içine çekiyor.... Zevkler aynılaşıyor, kültürler kayboluyor ve tek tip, mutsuz, her halinden şikayetçi bireyler oluşuyor. Şikayetler için her seferinde yeni bir ürün sunuluyor ve o ürün istek kriterini karşılyor. O ürün imajı, parayı ve konumu içinde barındırıyor. O ürüne sahipsen ayrıştırıcı gözlerle bakılıyor. Çok zaman geçmeden insana o da yeterli gelmiyor ve aynı döngünün içinde savrulup kayboluyor. Bir gün diğerini takip ediyor, insanın içinde bitmez bilmez bir açlık oluşuyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gülü sevip dikenine katlanmaya gerek yok, papatya sevin
Hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmek seni mutsuz etse bile, sahte bir cennette yaşamaktan daha iyidir. Her şeyin yolunda olduğunu iddia etmek kolay gibi görünebilir, ama bu sadece bir tuzaktır. Hayat, rahat olmakla değil, gerçek olmakla ilgilidir. Bu gerçek ne kadar zor olursa olsun, bazen bu gerçekleri bulmanın tek yolu, kendine doğru uzun bir yürüyüş yapmaktır. Düşüncelerinle baş başa kalmak için zaman harcamaktır. Bu her zaman kolay olmayabilir ve yalnız hissettirebilir, ama önemlidir. Kendinle tanışman, gerçekten kim olduğunu ve neyi savunduğunu anlaman gerekir, ve bu da zaman ve sessizlik gerektirir. Şu an tüm cevaplara sahip olmaman konusunda endişelenme. Hayat, cevapların hepsini birden vermez. Bazı cevaplar, soruların içinden geçmeden anlaşılamaz. Bu yüzden sabırlı ol, yaşamaya devam et, sormaya devam et ve cevapların onlara hazır olduğunda geleceğine güven. Hayat her zaman kolay değildir, ama dürüstlük ve sabırla onunla yüzleşmek, gerçekten yaşamanın tek yoludur. Sonunda, bu gerçeklerinle yüzleşmek, seni her zaman yaşaman gereken hayata götürür.
Bir ilişkide en büyük kural, partnerinize ne kadar kızgın olursanız olun, başkasının ilgisini aramamaktır. Orada oturur ve problemi çözmeye çalışırsınız , çünkü artık onunla bütünleşmişsinizdir. Eğer kolayca başka birine gidebiliyorsanız, o kişiyi sevmiyorsunuz demektir. Sevgi, eylem olmadan bir anlam ifade etmez. Güven, kanıt olmadan bir anlam ifade etmez. Özür dilemek, değişim olmadan bir anlam ifade etmez. Olgunlaşmak, artık dram, stres veya çatışma istemediğinizi fark etmektir. Kaosu değil, sakinliği seçmeye ve saygısızlık yerine mesafeyi tercih etmeye başlarsınız. Huzurunuzu, ruh sağlığınızı ve mutluluğunuzu her şeyin üzerinde tutmaya başlarsınız.
Verimsiz hatta yıkıcı bir düşünce döngüsüne yakalanmanın nasıl bir his olduğunu hepimiz biliriz. İhtimaller döngüsünde sıkışıp kalmak, kararsızlıkla boğuşmak, yanlış anlama korkusuyla felç olmak. Üstelik bu kısır düşünce döngüsünden çıkmak genelde bizim için bir fırsat gibi de durmaz. Her şeyi düşünmek dediğimizde yalnızca taşınmak veya bir ilişkiyi sonlandırmak gibi hayati kararlardan söz etmeyiz. Zihinsel enerjimizi bizden çalan ve bunu hak etmeyen önemsiz ayrıntılar kısmını kastederiz. Aşırı düşünmeyle gelen şüphe, endişe, suçluluk, erteleme ve daha birden fazla olumsuz duygu ve davranış; tıpkı bulutların güneşi engellemesi gibi sizi karanlığa boğar.