Sisifos Söyleni
Albert Camus'nün Sisifos Söyleni, Camus Külliyatın'da en son okuduğum kitap. Şimdi sanırım, sadece "Başkaldıran İnsan" kaldı okunacak.
Sonra sırada, Nitçenin "Putların Alacakaranlığı" ve "Tragedya'nın Doğuşu" var.
"Bu dünyaya doyumsuzluğumuz ve yararsız acılardan hoşlanmamız yüzünden gelmiş bir tanrıyı kovar bu dünyadan. Yazgıyı bir insan işi yapar, insanlar arasında sonuçlandırılacak bir işe dönüştürür."
"Dostoyevski Günlük'ün sonraki bölümünde tutumunu uzun uzun anlatır ve şöyle bağlar: "Ölümsüzlüğe inanç, insanoğluna (o olmayınca kendini öldürmek yolunu seçtirtecek olan) gerekliyse, insanlığın doğal koşulu bu olduğu içindir. Bu böyle olduğuna göre, insan ruhunun ölümsüzlüğü hiç kuşkusuz gerçektir. "
"Şimdi Kirilov'un öncülünün: "Tanrı yoksa, ben tanrıyım" sözünün anlamı belirginleşiyor artık. Tanrı olmak bu yeryüzünde özgür olmaktır yalnızca, ölümsüz bir varlığa hizmet etmemektir. Her şeyden önce de tüm sonuçları bu acılı bağımsızlıktan çıkarmaktır kuşkusuz. Tanrı varsa, her şey ona bağlıdır ve istemine karşı hiçbir şey gelmez elimizden. Yoksa, her şey bize bağlıdır. "