Hasan Gök

Hasan Gök
Reklam
Birlikte canlı yayında kitap okuma bildirisi
Arkadaşlar burası bizim çalışma odası📍🫶🏻 Ben Allahın izniyle hafta içi her gün saat 15.30- 16.20 arasında burada kitap okuyup canlı yayın yapıyorum. Birlikte kitap okumak isteyenler YouTube kanalımdan yayınlara katılabilirler. 🎬✨️ Yayın linkini yorumda ve profilimde bulabilirsiniz❤️
Millet camisinde düşündüklerim (20 şubat 2026- 2 ramazan 1447)
Bugün teravihi kılmak için külliyedeki millet camisine gittik. Aslında daha önce de gitmiştim ama bugün bambaşka yönlerden gözlemlemek nasip oldu. Önceki gidişimde soğuk ve samimiyetsiz bulmuştum. Bir camiye x-ray ile girilmesi bana bayağı ters gelmişti. Şatafat falan da sevmeyen bir insan olduğum için hani “geldik gördük, bir daha görmesem de olur” deyip çıkıp gelmiştim. Şimdi de alkış tutuyor değilim ama bu gidişimde bu detaylar beni o kadar etkilemedi. Bugün beni asıl etkileyen millet camisinin halkı nasıl bir araya topladığı, insanların külliyenin bahçesinde ne kadar mutlu olduğu, namazın bitmesine saatin geç olmasına rağmen insanların ortamı terketmeyişi, kimsenin de halka karşı “hadi bakalım geç oldu sizi dışarı alalım” gibi tavırlar takınmayışı, namaz sonrası bahçede çay dağıtılmasından da anlaşıldığı üzere halkın orada oluşundan da mutlu olunduğu vesaire gibi detaylar beni bayağı olumlu yönde etkiledi. Hafızamda devlet kurumlarıyla veya kurumların bulunduğu bu alanlarla halkın iç içe olduğuna dair pek anım yok. Televizyondan falan da gördüğümü pek hatırlamıyorum. En azından hafızama kazınmış bir bilgi yok bu konuda. Devlet kurumu denen yerler benim hatırladığım, bildiğim ve gördüğüm kadarıyla gerçekten ruhsuz, herkesin diken üstünde olduğu, birine bir şey sormaktan korkulan, pek estetik olmayan alt- üst olacak şekilde iki renk yağlı boya ile boyanmış, kimsenin işi düşmedikçe uğramak istemediği ve içinde bulunan herkesin de yüzünden mutlu olmadığı anlaşılan sahiden de antipatik yerler. Özellikle dikkati çekmek istediğim şey şu ki, bir devlet kurumuna ait bir mekanda halkın mutlu olduğu bir aktivite benim görmeye alışık olduğum bir manzara değil. Birçok kişinin de kafasındaki tablonun aşağı yukarı buna benzer olduğunu zannediyorum. Burada şöyle bir yorum yapmam
9/10
·152 syf.··
2025 5. kitabı
"Kitabı bitirdim hemen 1k'ya girmem lazım" dediğimde sevgili eşim Hasan Gök "bir de inceleme de gir istersen" deyince bir şeyler karalamak vacib oldu. Kitabı beğendiğim puanlamamdan anlaşılıyordur. Beğenme sebebim de bana göre çok net; çoğu kişisel gelişim kitabı gibi sen yaparsın sen edersin demek yerine, beynin içindeki fizyolojik işleyiş nasıl, özellikle dopamin nedir ve nasıl çalışır gibi gayet dişe dokunur bilgiler vermesi, bilgiye dayalı bir temel oluşturması ve anlatmak istediklerini bu temelin üzerine inşa etmesi. Kitap tabiiki de bir fizyoloji kitabı değil ama içerisinde özellikle de başlarında tıbbî terimler var, aşina olmayanları sıkabilir ama konu genellikle aynı terimler üzerinden işlendiği için okumaya devam ettikçe sorun ortadan kalkabilir. Yazarların dili çok akıcı. Tüm kitap sohbet muhabbet havasında akıyor. Kitabın içindeki örnekler tamamıyla bugünün yaşamını okumamıza yardımcı olacak cinsten. Sosyal medyanın veya sokak jargonunun kendine has dil yapısı ya da herkesin hakkında az çok fikir sahibi olduğu filmler veyahut bugün şöyle ya da böyle insanlara dayatılan popüler kültürün getirisi olan alışkanlıklar kitabın içeriğine gayet güzel oturtulmuş. Kitapta benim dikkatimi çeken biraz da içimi gıcıklayan bir detay var o da şu ki, örneğin bir yerde dopamin sisteminin haz ve acı dengesi üzerine kurulu olmasından bahsediyor, buna da cuk diye oturan oruç örneğini vermiş. Açlık- iftar- yemek- haz- ibadet ekseninde içeriğini sizin de tahmin edeceğiniz bir anlatım var. Burada kelimeleri seçme yaklaşımlarından hoşlanmadım. Bu bana göre böyle yazarın umrunda olacak bir mesele değildir elbet ama oruç meselesinin yok ibadet, yok ritüel, yok zayıflamak amaçlı bir davranış falan filan diye 'okuyan her kesime bir köşeden hitap edebilmek' maksadıyla kırk kola
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Şerhu’l-Ahlâki’l-Adudiyye kitabından fazlasıyla verim almıştım. Bu aldığım verimin getirdiği vefaya karşılık bir çalışma başlattım ve aletophilus.blogspot.com/2024/09/ahlak-i... linkteki tabloyu oluşturdum. Benim gibi manen hasta kardeşlerin dertlerine deva niyetine okunmasını tavsiye ederim.
1000Kitap
Reklam