Bugün teravihi kılmak için külliyedeki millet camisine gittik. Aslında daha önce de gitmiştim ama bugün bambaşka yönlerden gözlemlemek nasip oldu. Önceki gidişimde soğuk ve samimiyetsiz bulmuştum. Bir camiye x-ray ile girilmesi bana bayağı ters gelmişti. Şatafat falan da sevmeyen bir insan olduğum için hani “geldik gördük, bir daha görmesem de olur” deyip çıkıp gelmiştim. Şimdi de alkış tutuyor değilim ama bu gidişimde bu detaylar beni o kadar etkilemedi. Bugün beni asıl etkileyen millet camisinin halkı nasıl bir araya topladığı, insanların külliyenin bahçesinde ne kadar mutlu olduğu, namazın bitmesine saatin geç olmasına rağmen insanların ortamı terketmeyişi, kimsenin de halka karşı “hadi bakalım geç oldu sizi dışarı alalım” gibi tavırlar takınmayışı, namaz sonrası bahçede çay dağıtılmasından da anlaşıldığı üzere halkın orada oluşundan da mutlu olunduğu vesaire gibi detaylar beni bayağı olumlu yönde etkiledi.
Hafızamda devlet kurumlarıyla veya kurumların bulunduğu bu alanlarla halkın iç içe olduğuna dair pek anım yok. Televizyondan falan da gördüğümü pek hatırlamıyorum. En azından hafızama kazınmış bir bilgi yok bu konuda.
Devlet kurumu denen yerler benim hatırladığım, bildiğim ve gördüğüm kadarıyla gerçekten ruhsuz, herkesin diken üstünde olduğu, birine bir şey sormaktan korkulan, pek estetik olmayan alt- üst olacak şekilde iki renk yağlı boya ile boyanmış, kimsenin işi düşmedikçe uğramak istemediği ve içinde bulunan herkesin de yüzünden mutlu olmadığı anlaşılan sahiden de antipatik yerler. Özellikle dikkati çekmek istediğim şey şu ki, bir devlet kurumuna ait bir mekanda halkın mutlu olduğu bir aktivite benim görmeye alışık olduğum bir manzara değil. Birçok kişinin de kafasındaki tablonun aşağı yukarı buna benzer olduğunu zannediyorum.
Burada şöyle bir yorum yapmam