Hasan Gök

Hasan Gök
(#99528275)
Puan vermedi·96 syf.·
2026 10. kitabı
Rap dünyasının malum iki devinden biri Sagopa’nın parçalarının başında bir söz vardır. Sago yine yapmış diyeceksin. Felsefi yazın hayatımızda bu sözün karşılığı da ACM yine yapmış diyeceksin olarak kabul etsek yeridir. Bir telif eseriyle karşımıza çıkan yazarları diğerlerinden değerli görmek kimsenin garipsemeyeceği bir davranış olsa gerek. Hele bir de mevcut literatürü faş ederek adımlarını atan müellife denk gelmek biz okur dünyasının en büyük nimetidir. Girmeyi planladığımız ama bir fırsat bulup da giremediğimiz sokakların aslında girmeye gerek yokmuş yada büyütüldüğü kadar olmadığını gösteriyor bize. Mevcut problem diyeceğimiz kitabın konusuna gelirsek bizi bekleyen cevaptan ziyade bir usul şeması olduğunu görüyorum. İlmin çoğu ‘iddianın lazımlarını görme’ düsturunu okuduğumuz diğer kitabında olduğu gibi tutarlı bir şekilde kötülük iddialarına uyguluyor bu düsturu. Bizde hem bir şeyler öğreniyoruz hemde böyle bir yolda varmış diyoruz ve bu sayede diğer karşılacağımız problemlere de bu düsturu uygulama sözü veriyoruz adeta. Sorunun öncüllerini düşündürterek ilerlemeye başlıyor Meriç, bu sayede yarım yamalak itirazı muhalif tarafa geçerek muarızın yerine tamamlayıp cevaplıyor. Böylelikle ağırmış gibi görünen mesele kendi içinde ilerlemeden hafifleyiveriyor. Ardından malumunuz ‘lazımı’ meselesinden bence en kritik yer olan müddeilerin psikolojik algılarına bir sıçrayış yaparak aslında ne düşündüklerini bilseler söylemekten utanırlar seviyesinde bir tahlil yapıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde mevcut din eleştirilerinin kibirden maskesi kaldırılıyor. İnsanın egosuna yenilişini tam tersi bir sıçrayışla kendi egosunu tanrılaştırarak Yaratıcı’yı yönlendirmeye kalkışının nasıl bir saplantı olduğunu gösteriyor. Ayrıca entelektüel bir okuma olarak mevcut yandaş
Felsefe ve Düşünce
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026268 okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.·
2026 2. kitabı
Katip Çelebi bir fetvasayar kitabı görünümünde bir mantık/mizan haritasıyla okuyucuyunun bakış açısını değiştirmeye çalışır. Çoğu kişi kitabın içindekilerden hareketle gerek duyulmayan bir okumanın kendilerini beklediğini hissetse de bu kitap verilen cevaplardan öte cevaplara gidiş yolu dikkat etmemiz gereken. Müellifin ve çağımıza bu eseri taşıyanlarında gayreti bence bu yönde. Katip Çelebi meşrebini yayarak usul ile sulh bulmak gayretinde bir çalışma olmuş. En temelden; insan neyi bilebilirden giriş yapan kitabımız bildiklerimiz ve bildiklerimize giden yolu öğretirken anlayabilenlere de istikametin Katip Çelebice nasıl sağlanacağını gösteriyor. Bir Osmanlı mütefekkirini tanıma adına bu eşsiz fırsatı kaçırmamanız duasıyla. İyi okumalar.
Felsefe ve Düşünce
Mîzânü'l HakkKatip Çelebi · Tin Yayınları · 2025143 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2026 3. kitabı
Eser, yazarı tanıtma amacıyla yazılmış küçük bir çalışmaya benziyor. İlk bölüm müellifin uzun bir tanıtımı ikinci bölüm tefsir bölümü, uzun olan bölüm ve kitaptan yarar gözeteceğimiz bölümde burası. Geri kalan insana ve şehitliğe dair üçüncü bölüm. Böyle bir ayrım kitabın girişinde olmasa da böyle anlaşılır bir işleyiş söz konusu diyebiliriz. Olumlu yönler: Fecr suresinin ne kadar etkili olduğunu hissettim. Bazı duymadığım tespitleri okumuş oldum. Olumsuz yönler: Genel olarak fontları küçük olması ve muhteviyat bütünlüğünün oluşturulmadan kitaplaştırılması.
Din İslam
Din-i İslâm Hediyesiİbn-i Kemal · Tin Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi·248 syf.·
2026 1. kitabı
Kitap okumak da bir tüketim faaliyetidir. Hem de oldukça zararlı bir tüketim faaliyetidir. Tabi her şey zıddıyla bilinir icabıyla oldukça da yararlı bir tüketim faaliyeti de denilebilir. Ama biz yararlarından zaten popüler olduğu için bahsetmek yerine zararlarından bahsedelim ki oldukça az olan bu bahis zenginleşsin hem de herkes kolayca kanıp gitmesin. Kitaplarla iştigal etmek oldukça tembel bir aksiyon almayı icab ettirdiği için zararları vücuda oldukça fazladır. Göz ve beyin yorgunluğu, obezlik, böbrek taşı ve havasızlık vb. etkilerden çokça söz etmek mümkün ama bizler gibi beşerler için bu tehlikeler bir gözümüz olan dünyamızı mahveder ama iki gözümüzün tek aklımızın odağı dünya-ahiret anlayışımızı oldukça çok etkiler. Bu da fikirsel anlamda kitapların zararına değinmemize gerektiriyor. Bunlar başlıca; *Doğru kaynak seçimi yapamama. *Kaynak seçimi yapıldıktan sonra verimli okuma düzeni yapamama. *Yaptıktan sonrada kalıcı bilginin oluşması açısından gerekli tedbirleri alamama. *Kendimizi tanımadan kaynaklar seçme. *Bilgiyi işlemede ticari çıkarlara ve reklamlara aldanma. *Bilgiyi kabul etmede objektiflikten uzak duygusal seçimlere takılma. *Bilgi ve kaynak tedarikinin yapılmasından sonra da yapılacak okumalara kendimizi yöneterek yapamamak. En son saydığımız faktörün en başında dikkat ve odaklanma problemi geliyor ki hakiki dikkatini vermeyen birinin hakikate yanaşması söz konusu bile olamıyor. Dikkat çeldiricilere cevap vermeden yaptığımız okumalardan zevk almayı en büyük ödül görerek, herhangi bir ücret ve menfaat beklemeden nefsen bilgiçlik hülyalarında gezinmeden okumalıyız. Bu arada, yazarın müslüman olsa daha etkili insan mekanizmasına ve daha uygun tespitler ekleyeceğini düşünüyorum. Yine de verdiği tavsiyelerin tutarlılığına bakıldığında dikkat, hafıza
1000Kitap
Entelektüel Çalışma ve İradeJules Payot · Albaraka Yayınları · 2025840 okunma
10/10
·496 syf.·
2025 52. kitabı
Bilinmeyen peygamberlerin bilinmeyen bağlantılarını izliyoruz adeta bu kitabı okurken. İzliyoruz diyorum çünkü sadece fontlardan ibaret bir çalışma yok karşımızda. Düz bir tarihi metnin üstünde resimler var bolca tarihi kayıtlar var. En çok da dikkat çeken tablolar var mesela. Bu açıdan kitabın okuyup bitirilen değil tekrar tekrar okunulan, arada bir karıştırılan kitap kategorisende yer alacağı çok açık. Kitabın içeriğinden biraz bahsedecek olursak; dünya genelinde yazılı literatüre girmiş antartikadan, kızıl derilelere kadar bir çok inanışın sentezlenmesini okuyoruz. Müellifimiz en başta niyetini biraz belli ederek Ali Şeriati'nin dine karşı din tezini dile getiriyor. Anlattığı tüm dinlerdeki dinsel evrimi ifşa etmeye çalışıyor. Dipnot: İşte burada tablolar çok işe yarıyor. İlk önce tek tanrılı bir dinin geldiğini daha sonra insanların bazı şeyleri (kahramanları, hocalarını vs.) abartarak monoteizmden henoteizme geçildiği ardından ise politeizme varılarak tamamiyle bir yozlaşma yaşandığını anlatıyor. Bu tabi yıllar alan bir süreç ve şimdiden geçmişe bakıldığında imkansız gibi görünse de çevremize baktığımızda hayranlık duyulan kişiler ve nesnelere karşı tavırlarımız bence bu ihtimali çok olası kılıyor. Böylece git-gelli bir din tarihi ortaya çıkmış oluyor. Kitabımız bu anlattığım tezi içeren dünyadan örneklerle dolu. Kimilerine objektif gelmeyecek bu yorumlar eleştirilere açık tabi. Ek olarak sadece peygamber olabilecek kişilerden değil dinsel kaynalıklı dediğimiz vahiy eseri olarak düşündüğümüz metinlerden de konu enine boyuna ele alınıyor. Bu bereketli çalışmayı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. İyi okumalar.
İnsan ve Hayat
Bilinmeyen PeygamberlerBülent Şahin Erdeğer · Timaş Yayınları · 202580 okunma
Reklam