Çocukluk işte. Aslında sevda dedikleri de çocukluk değil mi zaten? İşte, onunla beraber büyüdük biz hoca. Biz büyürken sevdamız da büyüdü. Altında buluştuğumuz o ağaç şahittir, ha bu sene ha yeni seneye elim bollaşacak diye diye onu nasıl beklettiğime. Olmadı Hocam. Bollaşmadı. Bizim gibilerin eli bollaşır mı hiç! Ömrümüz geçim sıkıntısına vergili bizim.
- Her yazılanı okuyamazsın, ayrıca şartta değil bana sorarsan. Sen okumayı sevdiklerine öncelik ver. Sana bir cümlelik dahi olsa bir şey kattığına inandığın yazarları oku yeter. Hem bence bir kaç paragraf okumadığın gün rahatsızlık duymuyorsan, taşlaşmış kabuk bağlamışsın demektir. Bir kere kabuk bağladıysan artık ya hep karanlıkta kalıcaksın, ya da o kabuğu kırmak için kanamayı göze alıcaksın.
Anlatamam, okuma aşkını onlara izah ede bilmem mümkün değil. Hem benim kabiliyyetim yetmez anlatmaya, hem de onlar hiç anlayacak gibi değiller. Kapatmışlar kendilerini, dış dünyaya kapatmışlar, edebiyata kapatmışlar. Dünyaları o kadar sınırlı ki.