Çarptığın karanlık seni un ufak ediyor...Aydınlığa varınca, kendi parçalarını kendin toplayıp utanmadan yaşamaya devam ediyorsun.Birileri buna hayat der.oysa sen dağıldığını biliyorsun...Icınde devrilen kelimelerin ağırlığını en acısıyla hissetmeyi öğretmişler sana. 'Eskiden bir kalbim vardı.' diye başladığın her cümleyi yutkuna yutkuna unutturmaya çalışır zaman.Oksijen var,soluyamıyorsun.Su var,elini yüzünü yıkamaktan utanıyorsun. ağlaya ağlaya içinin derinliklerinde toplanan gözyaşın nerdeyse iliklerine kadar yosun tutmuş.'Hâlâ ayaktayım,hâlâ ayaktayım,hâlâ ayaktayım.' diye kendini avutmaktan başka hiçbir seçenek kalmadığını anladığın zaman,kendini yerden toplamaya başlıyorsun.Buna herkes enkaz der.Sen bilmezsin,farkında değilsindir.Hani nasıl ellerin titrer,hastalık deyip hasar diyemezler ya öyle!
Bir kalbin yok şimdi.Ama ayaktasındır.öğrenmen mezara kadar sürer...
Devran