Haşim Aytunç

Gazneyn şehrinde fırıncılar dükkan kapılarını erkenden kapayınca ekmek kıymete bindi; garipler, yoksullar sıkıntıya düştü. Şikayet edince Sultan İbrahim'in dergâhına gelerek sızlandılar. Sultan bütün fırıncıları çağırdı: - Neden ekmek sıkıntısı çıkardınız? Fırıncılar: - Bu şehre gelen buğdayı sizin has fırıncılarınız alıyor, depoluyor. "Emir böyle!" diyorlar. Bir batman buğday bile aldırtmıyorlar. Sultan has fırıncılarını getirtti, fillerin ayakları altında ezdirttikten sonra her birini fil hortumuna bağlatıp şehirde dolaştırtti. Tellal da çıkartıldı: - Fırıncılar dükkânlarını açmazsa, başlarına gelecek budur. Ambarlar açıldı, buğday dağıtıldı. Ertesi gün akşam olduğunda hâlâ fırınlarda satılmamış ekmek vardı. Padişah insaflı, adil olunca halk da huzur içinde olur. Doğrusunu Allah bilir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Padişah Kubad vefat edince yerine oğlu Adil Nûşirvan tahta geçti. Akıllı, adil biriydi. (...) Kıtlıktan sonra bir öğle vaktiydi. Saray bomboş. Muhafızlar uyumuş. Çıngırak sesleri yükseldi. Nûşirvan sesi duyunca hizmetkârı gönderdi. - Bakın bakalım, şikayete gelen kimmiş? Hizmetkârlar gelip baktı; yaşlı bir karakaçan. Hem sıska hem uyuz. Sarayın kapısından girmiş, sırtını zincire sürtüyor. İki hizmetkâr huzura çıktı. - Şikayete gelen kimse yok. Ama yaşlı, sıska, uyuz bir eşek zincire sürtüyor. Belki de kaşınan yerlerini sürtmek hoşuna gidiyor. Nûşirvan: - Yanlış düşünüyorsunuz. Bu eşekte adalet istemeye gelmiş. İkiniz birlikte gidin; eşeği şehirde dolaştırın. Kiminmiş; işin aslını bana bildirin. Hizmetkârlar Nûşirvan'ın huzurundan çıktı, eşeği şehre götürdü. "Bu eşeği tanıyan var mı?" diye sordular. - Şehirlilerin çoğu onu tanır. Bu eşek filan çırpıcının. Yirmi yıldır tanırız. Sahibi her gün çamaşırları sırtına yükler, suya götürür, akşam üstü geri getirirdi. Gücü kuvveti yerindeyken ona çalıştı. Şimdi yaşlandı. Çalışmıyor. Salıverdi hayvanı. Şehirde dolaşır. Herkes Allah rızası için yem, su verir. İki gündür ortalıkta yoktu. Hizmetkârlar meseleyi anlayınca geri dönüp Nûşirvan'ın huzuruna çıkıp durumu anlattı. Nûşirvan: - Ben demedim mi, bu karakaçan adalet istemeye geldi diye? Bu gece ona yem verin. Yarın çırpıcıyı mahallenin dört kethüdasıyla birlikte getirin. Ne gerekiyorsa söylerim. Hizmetkârlar ertesi gün denileni yaptı. Eşeği, çırpıcıyı dört kethüda ile birlikte Nûşirvan'ın dergâhına getridiler. Nûşirvan çırpıcıya: - Bu eşek gençken ona iş veriyordun. Yemini de veriyordun. Şimdi yaşlanınca, iş yapamıyor diye yemini kestin. Onu saldın, başından attın. Peki yirmi yıllık emek nereye gitti? Çırpıcıya kırk değnek vurdurttuktan sonra: - Bu eşeğe yaşadıkça
Padişahlar dört gruptaki insanı bağışlamamalıdır: -Memlekete kasteden -Memleketin haremine kasteden -Padişahın sırrını tutmayan -Dilde padişahtan, gönülde muhaliften yana olup muhaliflere bilgi sızdıranlar. Padişah işlerinde uyanık olunca, hiçbir şey ondan gizli kalmaz.
Duyduğuma göre Melik Kubad döneminde dünyada yedi yıl kuraklık sürdü, yağmur yağmadı. Kubad âmillere emir verdi. Ellerindeki hububatı sattılar; bir kısmını sadaka verdiler; beytülmaldan (hazine), yoksullara yardım ettiler. Ülke genelinde kıtlık boyunca kimse açlıktan ölmedi. Padişahın âmillerin durumunu sürekli olarak izlemesi, soruşturması gerekir. Kurala uymayarak iş yaparlar veya halktan fazla vergi alırlarsa, ondan geri alıp iade eder ve memuru azleder veya uzaklaştırır. Böylelikle ülke mamur kalır, padişah uzun ömürlü olur, hazine dolar. Diğer âmiller bundan ibret alır haksızlık yapmaz. Padişah vezirleri ve güvenilir insanları daima gizli olarak denetler. Böylece işler yolunda gider. Çünkü hem padişahın hem ülkenin işlerinin iyiye veya kötüye gitmesi onlara bağlıdır. Vezir iyi ve aydın olursa, ülke mamurlaşır, asker ile halk hoşnut ve huzurlu olur. Padişahın yüreği ferahlar. Kötü niyetli olursa, ülkede bozukluklar baş gösterir. Bunların telafisi zordur. Padişah avare, gönlü yaralı, zor durumda yaşar.

Haşim Aytunç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
65 günde okudu
·
2022 16. kitabı
Hermann Hesse
7.5/10 · 447 okunma