Hayattaki sınavımız da bu değil mi? Yaşanmışlıkları yok etmeden yola devam edebilmek. Kendimizi yok etmeden nelerden vazgeçmemiz, nelere sıkı sıkı tutunmamız gerektiğini görebilmek.
Açıkçası yıllardır pek bir şey hissetmemiştim. Yalnızca geçmek bilmeyen belli belirsiz bir hüzün vardı. Anhedoni. Bu sözü bilir misin? Haz yitimi. Hissizlik. İşte, bir süredir ben de öyleydim.
Serimizin 8. kitabı… 720 görünüyor ama 608 sayfa.
İyi bir dedektif, akıllı, üstelik ölümden de korkmuyor ama çok toksik bu Harry. Duygusal olarak bağ kurabildiği biri için bile savaşmıyor. Bir tarafta o bağ dururken hayatına yeni insanlar alıp zehrini onlara da bulaştırıyor. Gene ana karaktere kurulduğum bir kitap. Şahsi olarak sevmesem de, cinayetleri çözmesini seviyorum :)) Bu sefer katili biraz bulabildim keyifli okumalar.