"... ayak seslerimiz tuhaf gelir onlara sokaklarında. ve gece yataklarında, güneşin doğmasından çok önce bir adamın yürüdüğünü duyarlarsa, 'bu hırsız da nereye gidiyor?' diye sorarlar mutlaka.
gitme insanların yanına, kal ormanda! hayvanların arasına karış daha iyi! neden sen de benim gibi olmak istemiyorsun- ayıların arasında bir ayı, kuşların arasında bir kuş?"
... anomi kavramı gelişmiş sanayi toplumlarındaki hızlı toplumsal değişmelerle ilgili temel sosyal bir probleme ışık tutmuş, genelde toplumun ve özelde bireyin mutluluğu için ahlaki rehberliğin önemini vurgulamıştır. ahlak çöktüğünde insanlar toplumsal dayanışma duygusunu, değerlerini, ait olma ve kendilerinden büyük bir şeyin parçası oldukları duygusunu yitirdiklerinde toplum çöker, her yere kaos hakim olur ve herkes kendini yardımsız, kaybolmuş ve yalnız hisseder.
Durkheim'a göre, insanın istekleri sınırsız ve doyurulması imkansız olduğu için, bir toplumsal düzen veya uygarlık biçimi var olabilmek için bunları kontrol altına almak zorundadır. kısaca, bireyin, kendi kişisel mutluluğu için bu tutkularını kontrol altına almaya, ahlaki rehberliğe ihtiyacı vardır, aksi takdirde soyutlanacak ve köksüz kalacaktır. Bu yüzden, Durkheim'a göre, bireyin istekleri ile toplumun düzen ve kontrol ihtiyaçları arasında temel bir çatışma veya gerilim her zaman var olacaktır.