Allah ile irtibatını her gün biraz daha güçlendir ki ayağını yere sağlam basasın, O'ndan başkası ile tatmin olmayasın, savulmadan istikamet üzere kalabilesin.
Mekke 'nin zorlu günlerinden birinde baba Abdullah oğlunun da bu yeni dini kabul ettiğini öğrendi. Onun da diğerleri gibi Erkam' ın evine gidip geldiğini fark etti. Çılgına dönmüştü baba Abdullah...
Ne yapacağını bilmiyordu; o sinir ile eve geldi. Ebu Ubeyde'ye önce sözlü uyarılarda bulundu. Tehditler savurdu öfkeyle... Eğer bir daha Muhammed'e gidersen ben bilirim yapacağımı, bir daha gidersen evlatlıktan reddederim. Eğer bir daha gidersen seni evimden atarım, malından mahrum ederim. Şöyle yaparım böyle yaparım...
Sözlerin ve tehditlerin hiçbiri Ebu ubeyde'nin umurunda bile değildi çünkü bunlar risalet davasına baş koymuş yiğitler için oldukça bilindik ve alışık oldukları tepkilerdi.Ebu Ubeyde akşam nasıl Erkam'ın evine gideceğini hesap ediyor babasının birçok sözünü duymuyordu bile derken işkenceler başladı eve hapsedilmeler, dövmeler, aç bırakılmalar ve daha neler neler. Ama hiçbir şey Ebu Ubeyde' yi iman yolundan ayırmıyor hiçbir şey onu durduramıyordu.