"Başka kültürleri tanıyan biri içine doğduğu ortamda dışarıdan bakmaya başladığı için pek çok konuda daha az dayatmacı, daha hoşgörülü, daha çok yönlü biri haline dönüşüyor"
"Kendini terbiye edemeyen çocuğunu terbiye edemez. Önce kendinmi terbiye edeceğim. Ondan sonra sohbet içerisine gireceğim anne-babaları diyeceğim ki siz de benim gibi önce kendinizi terbiye edin . Sonra çocuğunuzu terbiye etmeye kalkın. Öğretmenlere diyeceğim ki sadece öğretmenlik yapmak olmaz, önce öğrenci olun yani kendinizi eğitin, ondan sonra öğrencilerin karşısına çıkın. Bu belki uzun zaman alacak fakat bir virüs gibi düşünebilirsiniz. Nasıl bir tek bir virüs tüm dünyayayı ayağa kaldırıyorsa, bir tek insan da şayet doğru yolda emek verirse tüm dünyayı etkileyebilir. "
Neden birlik olmak biz olmak için her zaman bir öteki ye bir dış tehdide ihtiyaç duyuyoruz?
Bu tehdit oluştuğunda kolaycı biz olabilirken neden günlük yaşam akıp giderken her günümüzü birbirimiz için cehenneme çeviriyoruz?
İlk değer 'bireyin kutsallığı' her bir kişinin yaşı, cinsiyeti, statüsünden bağımsız bir biçimde kutsal olduğuna kabul etmeden ailede sağlıklı bir ortam oluşturamazsın. Okulda her bir öğrencinin kutsallığını kabul etmeden sağlıklı bir okul kültürü oluşturamazsın. Şirketler ve toplumlar için de aynı şeyi söyleyebilirsin. Üstelik canın büyüğü küçüğü olmaz. Böyle baktığın zaman kuş yavrusuna da baksan kurbağa yavrusuna da aynı şeyi görürsün kutsal bir varlıkla karşı karşıyayız.
"Martin seligman hayatını mutluluk konusunu çalışmaya adamış bir bilim insanı. Mesleki başarının mutluluğunu en önemli parçalarından biri olduğunu görüyor ona göre bir kişi en az bir ya da iki konuda yetkinliğini geliştirirse hayatta mutlaka bir başarı gösteriyor. Şunu anlıyoruz kişi sadece tek bir alanda etkinlik sahibi olabilir ama o alanda kendini geliştirirse neticede başarılı olur. "