"İnsanın huyu madde varlığının bir hassasıdır , maddeyi tadill edebiliriz. Fakat tabiat ve mahiyetini değiştiremeyiz. Bir demir parçasını teknik usullerle şekilden şekile sokar, mesela çelik halle koyarsınız. Fakat demirin tabiatını değiştirip de onu altın yapamazsınız. Demir daima demirdir , altında altındır. Yırtıcı bir hayvanı terbiye ederek bir dereceye kadar uysal bir halde koyabilirsiniz. Fakat kediyi fare sevmekten , köpeği kemik yalamaktan vazgeçiremezsiniz. Akrep sokar , kurt parçalar. Sokmak ve parçalamak bu hayvanların kıymet ve tabiatındadır."
Muvaffakiyetin ilk düşmanı tembellik ve kötü arkadaştır. Bunların dışında kötü örnek ve oğretmenlerde vardır. İradeli olmak ve çalışmak bu ikisi bizim silahımızdır . İrademize bağlı olarak bizim olan ve bizim olmayan hareketler vardır. Bu hareketler insiyak , itiyak ve telkinli hareketlerdir. İrademize hakim olup değiştirebileceğimiz özellikler olduğu gibi ırsi olan ve değişmesi mümkün olmayan özelliklerimiz de vardır. Kısaca irade ve bu yolda karşılaşacağımız sorunlardan bahsediliyor.
" İnanmak hayal kurmak ile ilgilidir biraz. Zihnini ikna etmeye çalışırsın yani. Tanrı ona inanmamızı değil , ona tanıklık edilmesini ister. Kâinatta olup bitenleri görmemizi ve kendisine şahitlik etmemizi ister. Onun insanlardan istediği şey kendisine inanmaları değil evrendeki varlığına tanıklık etmeleri. Bir dine girmek için gereken şey Allah'a inanmak değil şahıitlik etmektir."
" Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir." Bu sözde kendimi buldum. Çıktığım yolculukta yaşadıklarımı düşününce evet bir arayıştaydım. Aradığımı bulduğumu düşündüğüm her an yanıldım, tekrar tekrar aradım. Yazarın da dediği gibi " Bilmez ki aslında kendine iyi gelende gelecek olanda kavuşmak değil aramaktır.".....