Döndü BARUT SARIKINACI

Döndü BARUT SARIKINACI
@Hasretbarutt
AYN-ÜR RIZÂ ile bakmayı denediniz mi hiç etrafınıza?.. “Öğrenmenin sonsuzluğu, insana ne kadar az bildiğini gösterir.” -Edward Young- Cumhuriyet Üni. Gazi Üni/yükseklisans
Yüksek lisans
Ankara
Yozgat
3791 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kusur değil, çare bulun.. (Henry Ford)
10/10
·160 syf.··
2025 30. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 00:38
Yazar kitabına başlamadan önce: »Bir çocuk tüm dünyayı değiştirebilir. Bu yönde tüm sorumluluk toplumun elindedir. Çocuktan önce toplum eğitilmeli ve en büyük hazine, ilgi ve sevgide gizli...« diye bir yazı paylaşmış. Kitabını hangi nedenden dolayı kaleme aldığını bu satırlar anlatmış aslında. Ülkemizde önemsenmeyen, eğitimcilerin bilgisiz olduğu ,toplumun yanlış bildiği bir konuda okuyucuyu bilgilendirmek istemiş. Çok da güzel, doyurucu, akıcı bir kitap ortaya çıkmış. Yazar uzun süre araştırma yaptığı Disleksi üzerinde çok fazla çaba göstermiş. En sonunda K.K.T.C Disleksi Derneği Türkiye Fahri temsilciliğini yürüterek bu konuda çalışmalar yapmaya devam etmiş. Kitabın kapağı bile anlamak isteyene bir mesaj veriyor. Ülke olarak disleksiye bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini anlatmaya çalışıyor. Disleksi toplumda bozukluk, bir hastalık olarak algılanıyor. Ama işin öyle olmadığı kitabın kapağında bile kendini gösteriyor. Disleksi-Algılama Farklılığı. Her çocuk her şeyi aynı görmek zorunda değil. Onun gözünden konuyu görebilirsek ona yardımcı olabiliriz. Bir öğretmen olarak her zaman öğrencilerime bu şekilde yaklaşmaya çalıştım. Daha çok okuyup,daha çok onlara ayak uydurmam gerektiğinin farkındaydım. Disleksi gibi farklı bir gözle bakmamız gereken bir konuda aksini yapıp disleksiyi bozukluk olarak değerlendirirsek geleceğimizden bir parçayı karanlığa süreklemiş olabiliriz. Yazar bu konuda açıklamalar yapıp, böyle bir durumda neler yapmamız gerektiğini anlatmaya çalışmış, üstelik bir çok güzel örnek de vermiş. Tarihe damgasını vuran önemli bir çok kişinin disleksi olduğunu ve bu konu ile ilgili hayatlarında neler yaşadıklarını örnekler üzerinden anlatmış. Disleksi olan bir çok kişinin aynı zamanda üstün zekalı olduğunu da özellikle vurgulamış. Onları kazanmamız için
Edebiyat
Dahilerin ŞifresiFurkan Er · Arayış Yayınları · 20135 okunma
Reklam
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem...
10/10
·144 syf.··
2024 22. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 20:58
Hindibamm.. Benim savruldukça çoğalan, yeniden yaşama tutunan çiçeğim.. Bir çiçeğe yazılabilecek en güzel şiiri yazmış şairimiz. Kendisi gibi nahif, tatlı bir kitap ortaya çıkmış. Hindiba ile sohbetimiz uzadı, uzadı tatlı bir duygu bıraktı damağımda. Şairimizin kelimelere giydirdiği anlamlar beni başka boyutlara götürdü. İnemedim o boyutlardan kitap boyunca.. Hindiba sevgim şairimizle bambaşka bir hal aldı.. Benim gibi duygularıyla hareket eden bir insan için kitabımızdan memnun kalmamak söz konusu değil.. Şiirler duygu işi, şiirler insanın ruhunu okşamalı.. Nurullah Genç de bu işin üstadı.. Şiirinde hindibaya “Sen nasıl bu kadar şiir bohçası..” diyor ya şair ben de aynısını şairimiz için düşünüyorum bu mısrayı okudukça.. Şairimizi okumak şiirinde yine bahsettiği gibi mutluluk çağı.. Yine kitabımızda geçen “Harfler benden yanadır/Heceler benden yana” mısralarında söylediği gibi. Heceler, harfler şairimizden yana.. Kitabımızı okudukça mısra aralarındaki umudu da tuttum avuçlarımda.. “İnandım; doğacak bir başka güneş/Toprak büyüyecek başaklarıyla..” diyen şair inancımı yineliyordu.. Olana da olmayana da eyvallah demeyi şairimizin dizelerinde buluyordum.. Ne diyordu: “Eyvallah tahkimine/Tazʼifine eyvallah”.. Eyvallah üstadımm eyvallah.. Şairimizin şiirinde söylediği gibi: “Sen şimdi benim diyarımdasın Araftasın” Kitabımızın büyülü dünyasında arafta kalmaya, kelimelerle hemhal olmaya ne dersiniz... Keyifli okumalar diliyorum sevgili okurlar.. Kitabımıza ismini veren benim en sevdiğim şiiri de şairimizin sesinden bırakıyorum buraya.. ;) youtu.be/NXQBCTNVqs8?si=...
Edebiyat
Söyle Bana HindibaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20202,671 okunma
“O beni gerçekten seviyor” mu, acaba?..
10/10
·192 syf.··
2024 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 01:17
Bağlanmak, farkında olmadan hayatının merkezine koymak bir kişiyi.. Onun kurallarına göre yaşamak.. Gözleri kör olmuş, denir ya.. Öyle bir hal bu hal.. Hayatının tam ortasına başka bir insanı koyan kişi, onun hayatını yaşayan bir kişi ne kadar kendi olabilir ne kadar mutlu kalabilir? Bu kişi anne, baba, sevgili... Farketmiyor sizi manipüle eden kişi.. Kitabın bir yerinde diyor ya “Başarmak mı, onaylanmak mı? Mutlu olmak mı, mutlu etmek mi?” Belki de bütün çıkmazların, depresif bağlamaların, duygusal şiddet boyutunda yaşananların sebebi kendimize sorduğumuz bu soruların cevaplarında gizli.. Cevabını bilsek bile karşımızda bizi bize öyle güzel inandırmış bir insan vardır ki onun cevabı artık bizim cevabımız olmuştur. Manipülatör, iyi niyetle yaklaşıyor mudur peki bu durumda? Pek mümkün değil bu.. Kendi duygusal açlığını başkasının duygularını sömürerek elde etme isteği bu.. Siz, onun isteklerini yaptığınız sürece varsınız ve uyanmaya çalıştığınız her an da başka bir kurnazlıkla manipüle edilmeye, devam edilirsiniz. Bu genelde duygusal ilişkiler üzerinde kendini gösteriyor.. Anne-baba ilişkileriniz sağlıklı bir süreç yaşamamışsa aslında temel boşlukta buradan kaynaklanıyor.. Asıl sorun bizi kimin büyüttüğünde düğümlenip kalıyor.. Bütün psikolojik çıkmazların ana buluşma noktası.. Çocukluğumuz, ah güzel çocukluğumuz.. Kendimizi bir insana emanet etmek yerine, yolumuzu yürümek isterse yer açmalıyız sadece.. Kendimize dışarıdan bakabileceğimiz bir alan yaratmalıyız. Kim istemez, kitapta geçen şu cümledeki gibi: “Çok beğendiğiniz ve hayranlık duyduğunuz biri tarafından aşk bombardımanına tutulmak istemez miydiniz?” Herkes ayaklarını yerden kesecek bir insanla tanışmak ister. Ama gerçeklikten kopuk, hızlı bir ilişki yere çakılmayı da beraberinde getirecektir.. Aşık olmak
Edebiyat
Seni Yoran Her Şeyi BırakMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20237,2bin okunma
“Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez..”
8/10
·325 syf.··
2024 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2024 03:17
Hiçbir şey bilmeyip masum, temiz kalmak mı yoksa her şeyi bilip masumiyetini kaybetmek mi? Ya sonunu bildiğin bir yolu yine de yürümekte ister mi insan? Bir fareyle bir insanın aynı kaderi paylaştığı bir hikaye.. İnsanın olabileceği her zeka seviyesinde olabilen bir insan olmak.. Moron, normal zeka ve dahi... Hayatımızı bu nasıl etkilerdi? Normal olmayan anormallikler bizi tatmin eder miydi? Hiçbir şeyin yokken yanında insanlar neden var olurdu? Ya da her şeyin varken neden senden kaçarlardı? İnsanların bencilliği her şeyi yapmalarına sebep.. Algernonʼa bağlı bir insan bütün insanların herhalini görüp anlayabiliyorken kendisi de aynı hızla değişiyor.. Hayatında karşısına çıkabilecek tek bir fırsat bir ailesi olduğunu hatırlamasına imkan sağlıyor.. Hiçbir şeyi hatırlamıyorken, unutmuşken insan daha mutlu.. Her şeyi hatırladıktan sonra unutmak ister mi peki insan? Sonunu bilerek yaşama sıkı sıkı bağlanır mı? Zeka seviyesi düşük insanların insan yerine konmuyor olması ayrı bir mesele ki asıl en üzücü taraf da o. Kitap beni bir hayli yaraladı. Bu dünyada insan olarak kalabilmek çok önemli.. Hırslarımız bizim insanlığımızı almasın.. Her canlının yaşama hakkı olduğunu, kullanılıp atılacak bir eşya olmadığını unutmayalım.. Algernonʼun da çiçek almaya hakkı var... Keyifli okumalar diliyorum sevgili okurlar.. #231343989
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
“İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir..”
10/10
·174 syf.··
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2024 19:02
Aytmatov, her hikayesinde kendi kültürünün gerçekliğini ayan beyan okuyucuya sunar. Benim özüm bu... Bozkırım, ormanım, suyum, soğuğum, insanım bu.. Efsaneler yatar her karışında.. Alır, türkü yapar, hikayelerime yol ederim.. Kötü, kötüdür.. İyi, iyidir.. İyiler kahramandır ama güçsüzlükleri de göze batar. İnsandır sonuçta.. Acziyet insan içindir.. Her yolun sonu aydınlık değildir hikayelerinde.. Karanlıklar içinde yol alır kahraman.. İstersen karanlığın içindeki aydınlığı sen görürsün.. Üç beş kişi üzerinden bütün bir halkın özetini koyar önümüze yazar. Kabiliyeti de buradadır zaten.. Kahramanın bile ismi yoktur.. Çocuk... Herkesin içindeki vicdanı simgelemez mi?.. İsim vermemiştir belki de bu yüzden. Çünkü herkesin vicdanına seslenişi farklıdır.. İyinin kötüyle mücadelesinde hep bir ümit vardır.. Beyaz bir gemi.. Hep orada durur.. Ümidin arkası aydınlık mı karanlık mı belli olmasa da vardır ya hep.. İnsanlığın beyaz gemisi.. Gemiye binecek olan kimdir acaba.. Çocuğun hayal dünyasının simgeleri.. İnsanla konuşulamayan her şeyin taşa anlatılıyor olması.. Doğa insanla konuşur, duyabilene.. Doğa, insana yardım eder, kıymet bilene.. Doğa hep kucak açar da insan ne yapar?.. Burası boğazda bir düğüm işte.. İhanet etmek hep insana özgü.. Yıkmak, yok etmek hep insanda.. Maral Ana küsmesinde ne yapsın.. Evladım dediği insan oğlunun hançeri boğazında.. Geriye küçük bir vicdan kalıyor.. Duyabilen, susturabilir mi? Sessizce ölüme gitsen de bir kere uyandırırmışsındır çığlıklarınla dünyayı.. Duyabilen bütün okurlara selam olsun.. Aytmatov çok başka bir yazar.. Dünyayı başka gözle inceleyen bir yazar.. Okumak, satır aralarındaki sırları çözmek gerek.. Keyif alacağınızdan şüphem yok. Aytmatovʼun dünyasına hoş geldiniz.. ;)
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,3bin okunma
Reklam