Bir şeylerin anlamları doğal olarak gelişir ve bu anlamlar genellikle bu şeylerin bize acı mı mutluluk mu verdiğiyle alakalıdır. Kalbimizdeki hiss mutluluk, midemizdeki ise acıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İsa’nın Kutsal Annesi ve tabii ki Tanrıya sesleniyorum: Bu sevindirici bir haber. Herkes benim Tanrı’nın temel felsefesi sunumunu yaparken beni yönlendiren bir Tanrı’nın olduğunu düşünüyordu. Ama heyy, Tanrımm, kusura bakma, senin söylediklerinin hepsi herkesin paylaştığı ortak anlamlarla dolu ve biz bu anlamlara da anarşik olarak “S**tir et” demek zorundayız.
Kusura bakma, Tanrım.!.
Çocukluğun ilk yıllarında (ki daha sonra bellek kaybıyla örtülüyor) bu egoizm kendini aşırı derecede belli ediyor ve daha sonra bunun bazı belirgin kalıntıları ara sıra ortaya çıkıyor. Çocuk önce kendisini seviyor, ancak daha sonra başkasını sevmeyi ve başkası için kendi egosundan biraz fedakarlık etmeyi öyreniyor. İlk andan itibaren sevdiyi sandığı kişileri bile onlara ihtiyacı olduğundan dolayı, onlarsız yapamayacağı için seviyor, yani başka bir deyişle egoist nedenlerden dolayı. Ancak daha sonra sevgi egoizmden kopup bağımsız oluyor. Kısaca, egoizmin ona sevgiyi öyrettiğini söyleyebiliriz.