Hatice Elveren Peköz'ün ilk kitabı, Zakkum Çiçeğim Mihri’ 2009 da, 2010 yılında çıkan Yeminli Kitap izledi. Ve Tanrı Aşkı Yarattı kitabı ile Barışa öyküler, Asiye Gün indi” adlı kitaplarda ortak imzası var. Peköz ayrıca senaryo hikayeleri yazıyor.
Cennet Tapusu
Sabahın ilk ışıklarında telefon çaldı.
Suzan (takma adı Medine Sultan) gözleri kapalı, el yordamı ile telefona uzandı.
“Suzan Hanım, daha kalkmadınız mı kuzum?”
“Eeee… Ne var?”
“İş çıktı, iş… Çabucak hazırlanın! Geliyorum”
“Manyak mısın oğlum! Bu saatte ne işi?”
“Hazırlan hadi. Fazla vaktimiz yok. Hoca efendimiz dergaha geçti bile.”
E, ne olmuş yani?
“Bu defa cennet tabuları varmış elimizde. Satılık! Kelepir fiyatına. İnsanlar sabahın erken saatlerinde dergah önünde kuyruğa girmiş. Bizler hala uyuyoruz! İyi mi?”
“Allah hayrını versin emi! Hiç güleceğim yoktu. Rüstem, bir günden bir güne bu kadar büyük atma istersen.
“Medine Sultan, şaka yapmıyorum. Bu defaki çok büyük bir iş... On beş dakikaya kadar orada olacağım. Gerisini yolda anlatırım.”
“Rüstem…”
Karşıdan telefon kapanma sesi.
Suzan telefonu komedinin üzerine koyarken, aynada kendi aksini gördü. Bir süre odanın içinde ellerini beline koyarak dolandı. Uykusunu alamamış, gecenin mahmurluğunu üstünden atmaya çalışıyordu. Ortalığı acele ile toparlamaya çalıştı. Bir tarafta gece geç saatlerde üzerinden çıkardığı dekolteli elbisesi yerlerde ışıl ışıl ışıldarken, bir yanda komedin üzerine bıraktığı pırlanta yüzükler kolyeler göz kamaştırıcı güzellikte yerinde duruyordu. Kapının hemen ardında askıda, yerlere kadar sarkmış siyah çarşaf ile feracesi vardı. Alıp acele ile üzerine geçirdi.
Öf be ya..! Bir pazarımız bile yok hani, diyerek iç geçirdi.
Suzan, on dakika içinde hazırlandı. Komedin üzerinde gelişi güzel bıraktığı mücevherleri bir kutuya doldurup, çekmeceye koydu. Bu arada dışarıdan korna sesi duyuldu. Gelen Rüstem olmalıydı? Pencereye koştu. Evet, oydu. Aynanın karşısına geçti. Giyindiği siyah çarşaf altında bir gözleri görülüyordu. Kalın siyah camlı gözlükleri taktı. Çantası kolunda kapıya