Mecliste Aşk
Kasabada seçim kampanyaları hararetli ve tam gaz olarak sürmektedir.
Halk meclise taşıyacakları Edilhan'ın adaylığını destekler.
Edilhan cesur, gözünü dal-budaktan esirgemeyen hitap gücü iyi ve yetenekli biri. Tüm kasabalının desteğini de arkasına alarak ev ziyaretlerine başlar. Ancak çok ilginç bir sürpriz bekliyor onu.
Mavişan yoksul bir balıkçının kızı. Üç kızkardeşin en küçük ve oldukça güzel. Uzun kumral dalgalı saçları tarak görmemişçesine dağınık… Gözleri koyu orman yeşili; sıvı halinde akan bir ateşle aşkla bakar. “Onunla olan en küçük bir göz teması bile insanı şair yapmaya yeter” der aşıkları.
Mavişan gözlerini bir fakirhanede açar. Zamanla ele avuca sığmayan güzel bir genç kız olur. Büyüdükçe pahalı ve ışıltılı kıyafetler giyinip, aşka yelken açmayı düşler. Kasaba delikanlıların çoğu onun peşinde dolanıp durur. Onlara göre Mavişan, bir düş abidesi ve fakir bir aşk tanrıçasıdır.
Mavişan'ın hiç kız arkadaşı yoktur, ama o çok zaman kendinden biraz büyük romantik adamlara takılır. Ablaları ise onun güzelliğini yanlış yede kullanmakla suçlar.
“Sayende adımız çıkacak ve senin yüzünden evde kalacağız. Kafanı kullansan, zengin bir koca bulsan bu yoksulluktan hepimizi kurtarırsın," diyerek ona söylenirler.
Birgün ablalarından biri, onu çalılıklar ardında bir adamla öpüşürken yakalar. O gün dananın kuyruğu kopar! Haberi anne ve babasına yetiştirirler.
"Mavişan'ı yine bir adamla gördük" diyerek, feryat figanı koparırlar.
Mavişan onunla aramızda bir şey geçmedi der. Ama kimseyi inandıramaz. Anne ile babası, “kızımızın namusu gidecek” diye dizlerini dövmeye, ona çeşitli yasaklar getirmeye başlar. Ama adamın kim olduğunu öğrenemezler? Mavişan bile adamın kim olduğunu bilmiyordur zaten.
Onların evlerinin yakınlarından geçen bir karayolu var. Adamın biri de