Kitap 'kendin olarak yaşamanın acısını, korkusunu ve sevincini' işliyor. Duygusal mı? Duygusal.Naif mı? Naif.Hikaye dokunaklı keyifli ilerliyor.Buraya kadar hersey normal.Ama ben size farklı bir konudan bahsetmek istiyorum.
Kitabın başlangıç cümlelerinden başlayalım.
"Benim bir adım yok ama kim olduğumu biliyorum.Babalarım bana bu hayatta bir isme sahip olmaktan daha önemli şeyler olduğunu öğretti.Evet benim birden fazla babam var."
Bu cümlelerden anlıyoruz ki aslında işlenen şey bambaşka.Kitap içerisinde bu konuya fazlasıyla vurgu yapılıyor.Açıkçası yazar bu konuyu ustalıkla hikayeye yedirmiş.İçine de fazlasıyla duygusallık ve dram katmış.Bu da özellikle genç okuyucunun hikayeyle bütünleşmesini sağlıyor.Baska bir deyişle gençleri kendisine çekiyor ve bağlıyor.
Yine Kitabın bir bölümünde yumurtayı sahiplenen penguenleri tanıtırken;
" Bu iki genç baba, endişeli olsalar da yumurtaya olan sevgileri endişelerinden daha büyüktü.
... Chiku ve Wimbo küçüklüklerinden beri samimi arkadaşlardı ve büyüdükçe daha da yakınlaşmışlardı.İkisi de penguen sürüsünde özel bir yere sahipti ve ünlüydü."
Evet bu cümlelerde de aslında kitabın amacı net olarak anlaşılıyor.
Ez cümle
Bir yetişkinin nasıl yaşadığıyla ilgilenmiyorum herkesin kendi imtihanı.Ama çocuklarımıza dokunmayın!
Ve unutulmasın ki ;
Cinsiyetsiz yetiştirilen bebekler bir kadın ve bir erkeğin katkısı ile dünyaya geliyorlar.
Keza yumurtalarda!!!