Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
416
Basım Tarihi:
Kasım 2019
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
ISBN:
9786059702379
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·416 syf.·
2026 22. kitabı
Selamlar; Kitabı eğer yazarın
Fedailerin Kalesi Alamut
Fedailerin Kalesi Alamut
kitabını referans olarak okursanız büyük hata olur. Çünkü tamamen farklı yapıda bir kitap. Kısa hikayelerden oluşan kitap kadın erkek ilişkilerinin şizofrenik yapısı, bireyin toplum içindeki konuları felsefi bir diller irdeliyor. Kitap okuyucuya Araf kelimesinin anlamını sorgulatıyor. Herkes kendi Araf’ı olduğunu aslında ölmeden de bu dünyada Araf’ta kalabileceğimizi ve kadın erkek ilişkileri içinde nasıl bocaladığımızı düşündürüyor. Belki de ilişkiye ve duygulara gereğinden fazla anlam vererek beklentimize karşılık bulamayınca da Araf’ta kalıyoruz. Önsözden; Avrupa'daki sosyal etkilerini yansıtıyor. Yazarın bu dönemde yirmili yaşlarının başında olduğu düşünülürse aşk ve kadın-erkek ilişkilerinin öne çıkması da gayet doğal. Ancak hikayelerdeki bazı söylemlerin günümüzde ne kadar yol alabildiğini görmek, çeviri anında benim için oldukça afallatıcı oldu. Kendine Ait Bir Oda'da Virginia Woolf'un üniversite bahçesindeki çimlerin üzerinde dolaşamadığı için isyan ettiği günler belki artık geride kaldı ama erkek egemen bir dünyada kadınların (ve dâhi egemen sistemin gönüllü figüranı erkeklerin) günümüzde hâlâ birtakım sınırlar dahilinde hareket ettiğini fark etmenin okur için de afallatıcı olacağına inanıyorum. Kitapla kalın sağlıcakla kalın;)
1000Kitap
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 10:30
Fedailerin Kalesi Alamutu okuyup kalemine hayran kaldığım bir yazardı Bartol.Ve ne yazsa okurum diyordum lakin bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı.Çok sıkıcı ve içine giremediğim bir kitap oldu.Hatta okurken alamutla arafı yazan aynı kişimi diye düşünmeden edemedim.Bu kitap kısa öykülerden oluşuyor.26 öykü var.Karakterler hep aynı.Kadın erkek ilişkileri üzerine felsefi derlemeler diyebiliriz.Ve o dönemin şartlarında kadınlara bakış açısının ne kadar acınası olduğunu okumakda sinir bozucuydu.Ben araftan istediğimi alamadım bana hiç hitap etmedi....
1000Kitap
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 17:06
Kitabı okurken ben ne yapardım sorusunu kendime sordum . Kendimi kahramanların yerine koyup benim 'Araf'ım ne olurdu diye düşündüm.Arafta kalmak kelimesinin cevabını insan kitabı bitirince son iki hikayede anlıyor .Nefis dediğimiz şeyin kölesi olduğumuz kitabın verdiği mesaj diye düşünüyorum.İnsan ilişkilerinin temel güdüsü aldatmak ve aldatılmak.
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2021 19. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 01:38
İftara dakikalar kala ben kitabı bitirerek, duygu dolu düşüncelerle usulca kapağını kapattım. Okumaya başladığım ilk zamanlar derin düşüncelerden ve anlamdan yoksun bir şekilde özüne inmeyerek okuyormuşum. Ama ne zamanki Araf kelimesinin anlamını bir kaç paragraftan idrak ettim, iste o zaman da kitabın içinde barındırdığı hatta özünü oluşturduğu o derin insan psikolojisine ve düşüncelerine de inebildim . Araf kelimesinin anlamını kendimce en iyi özetleyen kitaptaki bir paragrafı sizinle paylaşmak istiyorum. "Hem şimdi El Araf denilen duvarın üstünde durmuyor muydu? Cennet bir yanında, Cehennem öteki yanındaydı. Dahası cehennemden cennete, cennetten cehenneme geçemeyenleri görmek lanetiydi. Herşeyden şüphesi onu cehenneme gitmekten alıkoyuyordu. Ama tarif edilemez sessiz bir acıyla cennete giden bütün yolların da ona kapalı olduğunu hissedebiliyordu. Artık insanlığa karşı hissettiği kaygısız güven bir daha hiç geri gelmeyecekti." Beni ve bana göre bu kitapta araf kelimesini en iyi özetleyen bir paragrafı . Belki sizin için araf kelimesi çok farklı anlamlar taşıyor . Benim içinse paragrafta bahsedilenle aynı anlamı karşılıyor. Çoook fazla uzatmadan bitireyim. Kısacası arkadaşlar sorgulamayı, düşünmeyi, kelimelerin ve hayatin bize sunduklarindan ziyade arkasindaki derin anlamlara inmeyi aramayı, insan psikolojilerini analiz edip yorumlamayı sevenler için bu kitap çok uygun. Ben çok beğendim ve severek okudum. Umarım sizde içinden kendinize güzel dersler, düşünceler çıkararak ve severek okursunuz. İyi okumalarr :)
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Araf’ta Kalanlar İçin…
7/10
·416 syf.··
2026 20. kitabı
Felsefik konuşmalarla dolu olan #Araf , aynı karakterler üzerinden yazılmış 26 öyküden oluşan bir kitap. Bu kitabı #Alamut ile kıyaslamak en büyük hayal kırıklığı olur. Tamamiyle başka bir dünyaya yelken açmış #VladimirBartol . Okuması kolay değil ama çeviri çok iyi. Sorgulamayı, düşünmeyi, kelimelerin ve hayatın bize sunduklarından ziyade arkasındaki derin anlamları aramayı, insanların psikolojilerini analiz edip yorumlamayı sevenler için uygun bir kitap. Toplam 416 sayfadan oluşan Araf’ın çevirisini Uğur Mehter, editörlüğünü ise Zübeyde Abat üstlenmiş.
1000Kitap
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
5/10
·416 syf.··
2021 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 13:27
Fedailerin Kalesi Alamut kitabını okuyup kalemine hayran kaldığım bir yazardı Vladımır Bartol. Diğer kitabı olan Araf ise bana aynı hissi verir diye düşünmüştüm ama tamamen hayal kırıklığı yaşadım. Fedailerin Kalesi Alamut ile bu kitabı yazan aynı insan değildi sanki. Çok sıkıcı, içine çekemeyen felsefik konuşmalarla dolu, aynı karakterler üzerinde yazılmış 26 öyküden oluşan bir kitap. Okumayan hiçbir şey kaybetmez. Fedailerin Kalesi Alamut kitabını okuyup bu kitabı okumak isteyenlere tek önerim beklentinizi yüksek tutmayın. Bu kitabı önermem ama yazarın diğer kitabı olan Fedailerin Kalesi Alamut kitabını kesinlikle öneriyorum, kitapla kalın.
Edebiyat
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
6/10
·416 syf.··
2025 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 23:28
Nihayet bitti.. Yaaaniii şöyle ki kitap herkese hitap etmeyebilir.Her şeyden önce Alamut tadını bekleyenler hayal kırıklığı yaşayabilir.Buyuk bir merak ve heyecanla aldım ama Alamut tarzıyla taban tabana zıt bir kitap olmuş. Kitap aynı karakterlerin aralarında geçen farklı hikayelerden oluşuyor.Bolca felsefe barındırıyor ve belli bir konusu yok. Genel anlamda beni içine çekmedi.Ama yer yer düşündürdüğü noktalar da oldu.Ayrıca çevirmen önsözde her ne kadar "kitabı okurken yazıldığı döneme göre değerlendirmek lazım " desede kadınların bu denli aşağılanmasi yine de can sıkıcı.Bu konu da ayrıca hayal kırıklığı oldu benim için. Kitabı kısaca özetlersek Söyleşi-Felsefe severler için güzel bir kitap olabilir ama heyecan ve konu arayanlar icin vasat bir kitap.Hele ki Vladimir Bartol yazmışsa
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 17:28
Farklı bir bakış açısıyla yazılmıs bir kitap. Ne olduğunu ne okuduğunu anlamak biraz zaman alıyor. Ama hayat gibi kaybolmuslukların arasından kendini hatırlatıyor. Hayatta hep iyi ve kötü, günah ve sevap gibi zıtlıklar bir aradadır. Bazen karar verirken hangi çizgiye daha yakın uzak olduğumuzu bilemeyiz. Sadece bir eylemi yaparız ve sonucuyla karsılaşırız. Sonra dönüp bakınca bir anlık belirsizlik ya da arafta olmak olayları farklı bir mengeneye çevirmiştir. Hayata bilinçle bakmanın, vicdanla karar vermenin önemini hatırlatan bir eser olmuş. .
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
Alamut kalesinden çok etkilenip arafta arafta kalmak , kadın erkek ilişkisinde aşkın laneti , Havvanın Ademi köleleştirmesi , eksik kadın , aşkın kadın tuzağı , ihtiyacın gereksinimi , anne yok , sevgili yenisi bulunana kadar , kadınlık yokmuş gibi
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma
Araf kitabı üzerine…
2/10
·%58 (243/416 syf.)·
Alamut’dan sonra tam bir hayal kırıklığı. Yazar, felsefi alt yazıları olan minik öykü derlemeleri yerine bir önceki kitabında olduğu gibi tarihi araştırmalarına dayanan yek bir konu üzerine eğilip devam eden, romanlar yazmaya devam etmeli. Kalemi yine çok akıcı ve güzel fakat bu kitabın sıkıcılığını gideremiyor. Alamut gibi başka tarih, macera eserleri yazmasını dileğiyle…
Felsefe-Düşünce
ArafVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 2019357 okunma

Yazar Hakkında

Vladimir BartolYazar · 2 kitap
Vladimir Bartol (24 Şubat 1903 – 12 Eylül 1967) Sloven yazar. En meşhur eseri olan Alamut romanı ile tanınmıştır. Alamut romanı 1938 senesinde yayınlanmış sonradan birçok dile çevrilmiştir ve dünya çapında Slovenya edebiyatının en popüler edebi eserleri arasında sayılmaktadır. Bartol, 24 Şubat 1903 tarihinde şuanda Trieste’nin dış mahallesi olan Sveti Ivan köyünde doğdu. O zamanlar Trieste, Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna bağlı olmakla birlikte şu anda İtalya sınırları içindedir. Posta memuru Gregor Bartol’un ve feminist yazar, editör ve öğretmen Marica Bartol Nadlišek’in üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi. Annesi tarafından resim ve babası tarafından biyoloji eğitimi aldı. Otobiyografi şeklinde keleme alınmış kısa hikâyelerinde Bartol, hikâyelerinde kendisini aşırı duyarlı zengin kurgusal hayal gücü olan ve biraz da tuhaf çocuk olarak tanımladı. Otobiyografi kısa hikâyelerinde Bartol birçok farklı konu ile ilgilendi: biyoloji, ruhbilim, sanat, tiyatro ve edebiyat. Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı. Vladimir Bartol, ilkokula ve ortaokula Trieste’de başladı ve sonra biyoloji ve felsefe tahsili göreceği Ljubljana Üniversitesinin de bulunduğu Ljubljana’da tamamladı. Ljubljana’da kendisine genç Friedrich Nietzsche’nin çalışmalarını veren Sloven felsefe profösörü Klement Jug ile tanıştı. Bartol ayrıca Sigmund Freud’un çalışmalarını dikkatle okudu. 1925 yılında mezun oldu ve çalışmalarına bilim adamı ehliyeti aldığı Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde (1926–1927) devam etti. 1928 senesinde şimdiki Sırbistan’da bulunan Petrovaradin’de askerlik görevini yaptı. 1933 ve 1934 yıllarında Belgrad’da yaşadı ve “Sloven Belgrad Haftalık” dergisini çıkardı. Sonra Ljubljana’ya döndü ve 1941 senesine kadar serbest yazarlık yaptı. II. Dünya Savaşında faşist hükümete karşı Yugoslavya Partizanları direniş hareketine katıldı. Savaştan sonra 1946’dan 1956 ya kadar yaşayacağı doğduğu kasabaya Trieste’ye döndü. Sonra Slovenya Bilimler ve Sanatlar Akademisi’ne üye seçildi, Ljubljana’ya geri döndü ve 12 Eylül 1967 tarihine kadar burada çalışmalarına devam etti. Kabri Ljubljana’daki Žale mezarlığında bulunmaktadır.