Ama gözyaşlarından utanmamız gerekmiyordu. Çünkü gözyaşları, bir insanın, cesaretini en büyüğüne, acı çekme cesaretine sahip olduğuna tanıklık ediyordu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir benzetme yapacak olursak, insanım acı çekmesi, boş bir odadaki gazın davranışına benzer.Boş bir odaya belirli bir miktarda gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Dolayısıyla insanın çektiği acının “büyüklüğü” kesinlikle görecelidir.
Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevilen kişinin gerçekte olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.