Kitap biraz ağır geldi; anlatılan dünya düzenli, kusursuz ve “mutlu” görünüyordu ama aslında insanlık neredeyse yok olmuştu. İnsanlar acı çekmesin diye her şey kontrol altındaydı, ama duygularını, özgür iradesini ve gerçek bağlarını kaybetmişlerdi.Huxley, sahte mutluluk ve konfor uğruna insanın özgürlüğünden ve insan olma özünden vazgeçmesinin tehlikesini göstermek istiyor. Okudukça anladım ki, gerçek mutluluk ve anlam, sadece hissetmekte, sorgulamakta ve insan kalabilmekte saklı.
“Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.”