Sabahın umursamaz kahkahaları
Gece vakti kanlı bıçaklı iki el boynum üstünde.
Ucundan döndüğüm uçurumların yüksekliğini merak etmekle geçiyor ömrüm.
Ve ben elimin uzanmadığı her yerin kıyısına bağdaş kurup ağlıyorum.
Kalbim istikametinden çok uzak
Ve tekrar eden aynı soruyla yalnızım;
Ne zaman bulacak yolunu?
İçimdeki çığlıkları duyurmak istercesine
Gözlerimi akıtıyorum yine yollarına.
Ve yine duyuramıyorum,
Ki zaten ben de hiç çığlık atmıyorum.
Bakakalıyorum
Sokağına hiç varamadığım evlerin camlarına
Öyle uzaktan uzaktan uzaktan.
Bölük pörçük birkaç hayal
Kırık dökük bazı umutlar bırakıyorum
Dört duvarın her birine.
İnatla açmıyorum pencereleri
Önüne konan kuşlardan kaçırıyorum gözlerimi
Kaçırıyorum ki
Bir ses olsun yüreğim dışında.
Gün hiçbir şeyi olduramayışın ağırlıyla doğarken
Yaşlarım,
Gelenin gidenin benden alıp götürdüğü
Kalanın bana yetmediği benden
Kendime tuttuğum yaslara.
Bir ben kaldım şimdi aynalarda
Bir de kırgın yüzüm kesiklerin ucunda...
Ah benim herkese gül kendime taş olan yüzüm.
#htckzrr