Hatice Uzun

ben çift katlı otobüsleri beklerken ellerime oyun hamuru verdiler her şeyden istiğrak ederek kendi çamurumu yeniden karıp yoğursam dedim ne çıkar, dünya fırınına girmeden pişmem. sahi, pişmaniyeciler bindiler otobüse tek tek sordular pişman mısın, pişmez misin pişmez miyim dedim odunum kendim, pişiyordum küçük hanım, harlanıyordu ateşim. ben pişerken siz dondurma yiyordunuz küçük hanım bir kürek yavaşça fırına verirken beni hışımla çekilirken altımdan halı, ve üzerime kapanırken demirden kapı etrafımda yunusun topladığı meşeler vardı.
Reklam

Hatice Uzun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
5 günde okudu
·
2026 31. kitabı
Sait Çamlıca
8.7/10 · 96 okunma
Her günah sarhoş etseydi? Dervişin biri, öğrencisiyle sabah namazından çıkmış, dergaha doğru gidiyorlar. Sarhoşun biri naralar atarak onlara doğru gelmeye başlamış. Sarhoşun naralarından, bağırmalarından rahatsız olan genç öğrenci sinirlenmeye başlamış. Akla gelecek her türlü küfürler söyleyen, sallana sallana nara atan sarhoş, Derviş ve öğrencisinin yanından geçerken, dervişin öğrencisi kendisini tutamamış. "Pis sarhoş! Hem Allah'ın haram kıldığı içkiyi zıkkımlanmışsın, hem de utanmadan nara atarak herkesi rahatsız ediyorsun. Defol buradan pis sarhoş!" diyerek sarhoşun üstüne yürümeye çalışır. Derviş, öğrencisini tutarak kenara çeker. Sarhoşun yüzüne tebessüm ederek korkusunu hafifletmeye çalışır. Dayak yemekten korkan sarhoş, hızla oradan uzaklaşır. Dervişin sarhoşa tebessümle selam verdiğini ve sarhoşu koruduğunu gören öğrenci hayretle hocasının yüzüne bakar. Derviş öğrencisine: "Sen ne yapıyorsunuz evlat? O adam, içki günahını işlemiş. İçkiden sarhoş olmuş. Eğer her günah insanı sarhoş etseydi, hangimiz ayık kafayla dolanabilirdik?" dedikten sonra . öğrencisinin gözlerinin içine bakarak; "Her günah insanı sarhoş etseydi, sen ayık gezebilir miydin evlat? Her günah insanı sarhoş etseydi, ben ayık gezebilir miydim evlat?" demiş. Dervişin bu sözleri, öğrencinin kalbine bir ok gibi saplanmış. Utancından kıpkırmızı olmuş. Başını önüne eğmiş. Söyleyecek söz bulamamış.
Çocukların gözünde babaya saygıyı inşa etmek annenin, anneye saygıyı inşa etmek babanın sorumluluğundadır. Anne babasına "üff!" bile demeyen bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız, koyduğunuz kurallara sizde "üff!" demeyin. Anneye babaya saygı bir duvardır. Bu duvar yıkılırsa, altından annede kalır babada. Anneyi babayı dinlemeyen bir çocuğu, hangi emniyet müdürü zapt edebilir?
Mehmet Akif, körü körüne dinine bağlı bir kişi değildi. Bütün hayatı boyunca gericilik, yobazlık ve tembellikle mücadele etmiştir: Allah'a dayandım diye sen çıkma yataktan. Manayı tevekkül bu mudur? hey gidi nadan. Ecdadını zannetme asırlarca uyurdu. Nerden bulacaktın o zaman eldeki bu yurdu" der.
Reklam