"Neden kendine böyle davranıyorsun?" Diye bir soru sordum dakikalar sonra, ansızın.
"Bilmiyorum." Dedi durgun, durgun.
"Acı çekiyorsun, bunu farkedebiliyorum. Hatta çok acı çekiyorsun, ölmek isteyecek kadar..."
"Beni tanımıyorsun ki." Demişti, bir an durup ona döndüm, gözlerinin içine, en derinine baktım, bir umut yanılmak istedim.
"Seni anlamam için tanımam gerekmiyor."
"Beni anlamak için tanıman gerekiyor." Diye tam tersine tekrarladı.
(Böğürtlen Sokak)