Hayat zaten sonsuz bir yolculuk değil... Belki bugün, belki yarın, belki erken, belki geç ama önünde sonunda terk edeceğimiz bir yol... Bu yolu kusursuzca yürümek yaptığın iş için elinden gelenin en iyisini yapmak, özgürlüğünden ödün vermemek, adaletten yana olmak, abartmamak, köleleşmemek, bencilleşmemek, hoşgörü göstermek, esnek olmak, yaşadığın "an" ı onurlandırmaktır.
Uzun bir hayatın da kısa bir hayatın da varacağı son aynıdır. Çünkü "şu an" herkes için aynıdır. Bu yüzden sadece "an" kaybedilir. Dolayısıyla hiç kimse ne geçmişi kaybedebilir ne de geleceği... Öyle değil mi ama?
Birinin elinden sahip olmadığı şeyler alınamaz ki!
Geleceği düşünerek kaygıya kapılma. Eğer varman gerekiyorsa, zaten varacaksın geleceğe... Üstelik şu ana hangi aklı layık gördüysen, o akılla yaklaşacaksın geleceğe...
Her ne düşünüyorsak, onu var ediyoruz. Zira her eylemimiz bir düşüncenin sonucu... Eylemlerimizse kaderimiz üzerinde etkin bir güce ve belirleyiciliğe sahip.