yağmur yağıyor sürekli,
yüreğimden, gözlerimden sensiz kalan bu şehirde...
ömrümün baharındayım derken,
mutluluklarım, yaprak dökmeye başladı gidişinle...
tamda yaz geldi derken,
kışı yaşıyorum gidişinle, viran olmuş yüreğimde...
yağmur ayrılanların,
gözyaşlarını belli etmeme çabasının içerisinde...
ilk defa yağmur;
bereket değil, rahmet değil bu şehirde...
oysa, ısınmak için;
sadece senin adını yazmıştım içimin içine...
yokluğun üşütüyor,
bu yüzden ellerim hep yüreğimin üzerinde...
rüyamda bir yürek,
karanlıklar, çaresizlikler ve kan ter içinde...
gökyüzü karanlık,
ve siyah bulutlar sardı dünyamı sen yoksun diye...
aslında sen gittiğin günden beri,
sürekli yağmur yağdı ve hiç durmadı yüreğimin başkentinde...!!
Zamanla önemini yitiriyor saçına düşen aklar
Gözünün çevresindeki kırışıklıklar
Alnındaki çizgiler
Ellerinde beliren buruşukluklar;
Bunlar, kafana takılanların yanında
Ufak bir ayrıntı olarak kalıyor sadece
Aklını meşgul eden bir hayat
Ve yaşanması gereken yıllar varsa önünde...
Ama insan unutamaz, geçmişi yâd eder ara sıra, eş dost sohbetlerinde,
Bazen de yalnız kalınca kendi kendine...
Keşke diye başlar cümle, nasip diye koyulaşır dakikalar geçtikçe.
Geçmişi özetleyen ve geçmişi özleyerek söylenen
Şimdiki aklım olsaydı sözcükleri dökülür dilden.
Şimdiki aklınla yapman gereken
En akıllıca şey, kalan hayatı kurtarmandır
Her anını son anınmışcasına, dolu dolu.
Ve unutma ki, bugün farkına vardığın her şey,
Dün farkına varamadıklarındır...