Hatice Haktan

Hatice Haktan
@Haticehaktan
Şairane
Giyim üretim teknolojisi öğretmeni
11 Aralık
146 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Sonradan bilinen kıymetin, Kaybettikten sonra farkına varılan değerin, Bir de kaçırılan heveslerin telafisi olmaz ..! Bence kusura bakın.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İYİ DÜNLER Yok dil sürçmesi değil, başlık doğru, bazı insanlara gerçekten iyi günler yerine iyi dünler diyesim geliyor:) Geçmişe odaklı bir yaşam sürmek, sürekli olarak geçmişi düşünmek, yaptığımız hataları, endişe ve pişmanlıkları zihnimizde çevirip durmak güzel bir yaşama şekli değil. Geçmişe fazla odaklandığımızda geleceğimizin istediğimiz gibi şekillenmesine de engel oluyoruz sanki. Yaşamanın en güzel şekli kuşkusuz içinde olduğumuz anda kalabilmek. Diğer yandan bu her zaman mümkün olmuyor, insan andan kopuyor, geçmişe veya geleceğe seyahat ediyor zihin. İkisi arasında bir seçim yapacak olsaydım geleceğe seyahat etmeyi tercih ederdim. Yarınım orada, hayallerim orada, henüz ulaşmadığım en iyi halim orada. Arkaya bakarak öne doğru ilerleyen bir insan gördünüz mü? Bakış açımız bugünden geleceğe doğru olmalıdır. Her detayı düşünmekten her şeyi planlamaktan ve bunları yaparak geleceği belirli ve sıkıcı hale getirmekten bahsetmiyorum elbette. Güzel hayaller kurmaktan bahsediyorum, her gün 15-20 dakika yeter, bir kahve eşliğinde olabilir, en güzeli yazarak çizerek yapmak. Bir defter alın ve hayallerinizi yazın, yüzünüz güneşe bakar gibi geleceğe dönük olsun, emin olun bu içinizi ısıtacaktır. Her gün aynı şeyi bile yazabilirsiniz, varsın sizin hayaliniz bir tane olsun, bin tane geçmiş hikayeden iyidir belki bilemeyiz. Yok ben illa geçmişi düşüneceğim diyorsanız bari geçmişteki başarılarınızı veya keyifli anlarınızı düşünün, bırakın bunlar size gelecek için güç versin. Geçmişten ders almak ve aynı konuda aynı hataları tekrarlamamak elbette önemli, ama geçmişi düşünüp pişmanlıklarımızı ve üzüntülerimizi tekrar tekrar yaşamak bir şey kazandırmıyor. Hadi gelin bir çizgi çekin bugün ve yeniden başlayın, ya anda kalın ya da güzel geleceğinize biraz odaklanın. Sevgi
Çok şey istediğim yok yeni yıldan, En büyük kayıbımı geçen yıllarda verdim ben ... Üzüntünün kokusu sinmiş üstüme... Bu yıldan istediğim sevdiklerimden bir kişi bile eksilmesin... Bir parça huzur birde bolca sabır... Hayat üstüme üstüme gelirken Zorlanıyorum dayanmaya çabalarken... Sabır olsun yeter Gerisini hallederim ben ...!
Bir müddet sonra geçiyor. Hani şu asla dinmeyecekmiş gibi olan acılarımız var ya işte tam da ondan bahsediyorum. İnsan zamanla hissizleşiyor. Bir ara acımın gününün sayısını değil saatini hesaplayacak kadar delirmiştim. Oysa ne çok severdim deli yanlarımı Zaman kavramı diye bir şey yoktu. Her şey acımın üzerine denk geliyordu. Sağa dönüyordum acım, sola dönüyordum acım. Uyuyor uyanıyor acıma gözlerimi açıyordum. Hatta bir ara zamanın acımın üzerinde durduğunu zannettim. Kalbim beynime hükmediyor, beynimde peşinden tıpış tıpış gidiyordu. Kendimi kaybettiğimi hissediyordum ama bulmak içinde çabalamıyordum. Gün geçtikçe yok oluyordum. Yok oldukça hiçlik sarıyordu ruhumu. Meğer yok olmakla başlıyormuş her şey. Bir şeyi sonuna kadar yaşamayınca iyileşmeye de başlayamıyormuş insan. Acı dediğin kavurmadan yüreğini, kül etmiyormuş. Köz oldum. Dinmedim bir müddet. Kül oldum. Sonra yavaş yavaş hissizleştim. Şimdilerde acımla yüzleşiyorum. Kaçmıyorum. Dimdik karşısında durabiliyorum. “Bu kadarsın bak bu kadar kaldın.” diyebiliyorum.