Camın önündeki manolya ağacı , yapraklarında henüz erimemiş kar serpintileriyle hüzünlü bir gelin gibiydi .Az ilerideki elma ise Mart güneşine aldanıp çiçeğe erken durmuş ,ani bastıran soğukla don yemişti .Dudaklarına alaycı bir gülümseme gelip yerleşirken , tıpkı bizler gibi , diye düşündü Ahmet Reşat , azıcık ışık görünce hemen sevinen ve sonra da elleri böğründe kalan, enayi elma ağacı !
İçinde bulunduğu durum onu değiştirmiş,sinirli,hırçın bir adam yapmıştı. Küfür etme alışkanlığı olmadığı halde , sık sık ağzından kötü laflar fırlıyordu.
Kime miftâh-ı bismillah ihsân eylese Mevlâ
Ana muğlâk kapı kalmaz açılır hayr ile cânâ
Ey can , bil ki , Allah kime ‘bismillah ‘ anahtarını verirse o kişi için kapalı bir kapı kalmaz ,hayırlısıyla her kapı ona açılır .