Bu çağda da Müslüman Gençlerin önünde iyiliğin ve kötülüğün sınırlarını en mahrem noktasına kadar tayin eden Akşemseddinler olur, onlar da o büyük hocaların yolunda giderse Hansların karşısında Ulubatlı Hasan olur, aşılmadık sur, sancak dikilmedik burç kalmaz.
Ebu'd-Derdâ'dan (ra) rivayet edildiğine göre
Resûlullaha şöyle buyurmuştur:
Size amellerinizin en hayırlısını; Allah nezdinde en temiz olan, derecelerinizi en fazla yükselten ve sizin için altın ve gümüş infak etmekten ve (harp meydanlarında) düşmanlarınızla karşılaşıp onları öldürmenizden veya onlar tarafından öldürülmenizden daha hayırlı olan amelleri haber vereyim mi, diye sordu.
Sahâbîler:
-Evet, dediler.
Resûlullah sav: -Allah Teâlâ'yı zikretmektir, buyurdu. (T3377 Tirmizî, Deavât, 6)
Fetih Ordusunu hazırlamak fetihten daha zordur. Ordu yoksa fetih hayal, fetih rûhu yoksa ordu vebaldir. Çünkü İslâm'ın terbiye ve tâlim etmediği bir ordunun bir beldeye girmesi işgaldir. Zihinleri işgal altında olduğundan Batılılar gibi düşünen, onlar gibi yaşayan bir ümmetin, Allah Azze ve Celle'nin etrafını mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'yı hürriyetine kavuşturacak, Kudüs'ü kurtaracak bir orduyu henüz hazırlayamadığı ortadadır. Kudüs'ü kurtaracak ordu Mescid-i Aksa kıvamında olmalı ki fetih işgale dönmesin.