Fakat bir gün bu sükût. Büyük Millet Meclisi'nde kıyametlerin en güzelini koparan bir çığlıkla bitti:
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal!
Fakat bu sukûtlar sağlam bir kafa terbiyesinin neticesiydi: Bilmediği şeye karışmamak! Ve kendisine sorarsanız, o, "4 sene susacak kadar, bir şey bilmiyordu."
"Dünyada mesut adam yoktur" kaidesinin o gün bütün dünyada bir tek müstesnası bendim. Ama gene de mahzundum; çünkü başkalarının duymadıkları saadetlerimiz hazindir ve benim de bu saadetimi kimse duymayacaktı.