Yaralar var, herkesin içinde milyonlarca yara... Kimisi taşır bunları birer savaş nişânı gibi, kimisiyse aralarında kaybolup gider. Acımasız birer zihnin oyunu olan yaralar en bilinmez yerinden kanatır insanı. Kalbin derinliklerine yuva yapar, yerleşir kalır oraya. Küçük bir sıyırık da olsa seni bir parçaya ayıran bir darbe de olsa iyileşmez asla. Bir parçan hâline gelir zamanla. Kimse fark etmiyor olsa da, bu izleri herkes gözlerinde taşıyor aslında. Yüzlerine yerleştirdikleri mutluluk maskesinden dışarıya sızdırıyor bütün mutsuzluk, öfke ve kinlerini gözleri. Birinin gelip gözlerinin ta içine bakıp kendilerini anlamalarını, onları kitap gibi okumasını bekliyor insanlar. Ama o kişi ya çoktan gelip geçti hayatımızdan ya da asla yolu çıkmayacak bize. Biz başbaşa kalacağız yaralarımızda yine...
-Gizem-