Gizem

#MİLYONLARCA YARA VAR#
Yaralar var, herkesin içinde milyonlarca yara... Kimisi taşır bunları birer savaş nişânı gibi, kimisiyse aralarında kaybolup gider. Acımasız birer zihnin oyunu olan yaralar en bilinmez yerinden kanatır insanı. Kalbin derinliklerine yuva yapar, yerleşir kalır oraya. Küçük bir sıyırık da olsa seni bir parçaya ayıran bir darbe de olsa iyileşmez asla. Bir parçan hâline gelir zamanla. Kimse fark etmiyor olsa da, bu izleri herkes gözlerinde taşıyor aslında. Yüzlerine yerleştirdikleri mutluluk maskesinden dışarıya sızdırıyor bütün mutsuzluk, öfke ve kinlerini gözleri. Birinin gelip gözlerinin ta içine bakıp kendilerini anlamalarını, onları kitap gibi okumasını bekliyor insanlar. Ama o kişi ya çoktan gelip geçti hayatımızdan ya da asla yolu çıkmayacak bize. Biz başbaşa kalacağız yaralarımızda yine... -Gizem-
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalpteki yarayı ne iyileştirir?
Sana aşık olmak öyle meşşakatli bir iş ki... Bazen nefesim kesiliyor, ellerim titriyor, gözyaşlarım boğazımda bir yumru oluyor. Alıp başımı gitmek istiyorum başka insanlara ama bunun düşüncesi bile o kadar canımı yakıyor ki, inan hayal bile edemezsin. Bazen aptalca bir fikre kapılıyorum seni unutabileceğim gibi, ne kadar da gülünç değil mi? Ben ne kadar gitmek istersem isteyeyim yapamıyorum. İnsan ilk ve son kez aşık olunca bir insana sanırım böyle oluyor. Bin parçaya ayrılsan da gülüşüne esir oluyorsun...
Telaş
Hangi tarafa dönsem bir koşuşturmaca. Kimse kimsenin farkında değil, öylesine geçip gidiyorlardı birbirlerinin yanından.Oysa insanlar ne nereye gittiğinin farkındaydı ne de neden acele ettiğinin. Belki de bu kadar telaşla ulaşmaya çalıştıkları bizzat kendileriydi.