...belli bir görüntü ve algıyı kendine işe yararsa hemen yakıştıran, benzer seviyelerde, ruhlarına kendi dünyalarına henüz hiç sefer etmemiş ama dünyayı turlamak isteyen yapay insanlara, gizliden çocuk kalmışlara düşeceğini görüyordu. Çoğu, bir çocuk gibi halden anlamaz, bir çocuk gibi kendine yönelmiş, bir çocuk gibi her yaptığı ile her bildiği ile teşhir turlarına çıkmıştı ve bu makul görülüyordu.
Kendi benliği o kadar çok keşfedilmesi gerekenle dolmaya başlamıştı ki artık gözü korkuyor ve baş edemeyeceği endişesi ile kendi özünden saklanıyordu. Dünyada kendini bulanın başka oyuncağa ihtiyacı olmayacağını anlıyordu.
Ne kolaydı insanın kendi ömründen sıkılması, öyle ya kim sıkılmamıştı ki en hayat dolusundan en yavanına, hüzün, kırıklık, bunca şarkıya söze ne suya ne havandı.
Nuhu bu hali içinde çok gezdirdi, benim en iyim ne olur diye çok düşündü. Gençti, insanların bir şey ettiği vehmi içini kurt gibi kemiriyordu. Hiçbir şeyi hakkıyla bilmemek herkesin herşeyi bildiği zannını ona yağdırır gibi veriyordu.