Sinem özkan

Sinem özkan
@Hatunkiisi
Ebru talebesi olmaya çalışan bir İktisatçı “işte Sinem kalabalık ve kendine zinde,kullardan pervasız nesillerden biri..” Ruh-i mücerret
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çünkü, bilmek hayatın alâmeti; işitmek, dirilik emâresi; görmek, dirilere mahsus; irade hayat ile olabilir; ihtiyâri iktidar, zîhayatlarda bulunur; tekellüm ise, bilen dirilerin işidir.
Bu yarayı ta ezelden tanırdım Bir kaşı karaya kul etti beni Ben bu derdi yere çaldım sanırdım Bir kuru çalıya dal ettin beni Mendilinde kimin ismi oyalı Bilemedim senin aslın nereli Söyle güzel ben de olam oralı O kömür gözlerin deli etti beni Yüce dağlar gibi başın kar idi Bir incecik yel vurdu da eridi Dilim dönse bir kelamın var idi Yüreğime bastı yol etti beni
Sînen içre bedr olan mâhın nedir Taht-ı dilde hükmeden şâhın nedir Saklama benden ki dil-hâhın nedir Söyle âşık bâ’is-i âhın nedir Derd ile azmetdiğin râhın nedir | Hasan Sezâyî
Kurulsa pazarın hiçe gidersin, Sen zatını âlemde cevher mi sandın. Yarın ola hayrola derken göçe gidersin, Sen bu âlemi kendine Kevser mi sandın. Nice sultanlar geçti, adı kül oldu, Bir nefeslik canı ebediyet mi sandın. Omzuna yüklediğin gururdan haberin yok, Kırık bir kalp ederken arşa niyaz, Sen o âhı, rüzgârı, o sözü hiç mi sandın. Kendini hakikatten azad mı sandın…