Çünkü, bilmek hayatın alâmeti; işitmek, dirilik emâresi; görmek, dirilere mahsus; irade hayat ile olabilir; ihtiyâri iktidar, zîhayatlarda bulunur; tekellüm ise, bilen dirilerin işidir.
Bu yarayı ta ezelden tanırdım
Bir kaşı karaya kul etti beni
Ben bu derdi yere çaldım sanırdım
Bir kuru çalıya dal ettin beni
Mendilinde kimin ismi oyalı
Bilemedim senin aslın nereli
Söyle güzel ben de olam oralı
O kömür gözlerin deli etti beni
Yüce dağlar gibi başın kar idi
Bir incecik yel vurdu da eridi
Dilim dönse bir kelamın var idi
Yüreğime bastı yol etti beni
Kurulsa pazarın hiçe gidersin,
Sen zatını âlemde cevher mi sandın.
Yarın ola hayrola derken göçe gidersin,
Sen bu âlemi kendine Kevser mi sandın.
Nice sultanlar geçti, adı kül oldu,
Bir nefeslik canı ebediyet mi sandın.
Omzuna yüklediğin gururdan haberin yok,
Kırık bir kalp ederken arşa niyaz,
Sen o âhı, rüzgârı, o sözü hiç mi sandın.
Kendini hakikatten azad mı sandın…