"...Bu taşlar ölenlerle yaşayanlar arasında birer göbek bağı gibi. İster daha önce bu dünyadan giden büyükleri ve ataları anmak isteyen avcılar isterse ölüsünün ruhunu daha güzel bir hayata uğurlamak isteyen çiftçiler, iki dünyayı bu göbek bağıyla birleştirip bağlarlar."
"Doğarken kesilen göbek bağının yeniden bağlanması, öyle mi?"
"Tam da bu! Unutmayın, buranın adı Göbektepe!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yani bu dikili taşlar bir tapınmayı mı temsil ediyor?"
"Yalnızca tapınmayı değil elbette. Tanrısal kalıcılık ve istikrarı, bereketin devamını, hayatın sürekliliğini. Çünkü taşlar doğanın kemikleridir ve kemik hayatı taşır."
"Kutsal olanın insan eliyle yeniden canlandırılması yani, öyle mi?"
"Tam da bu işte. Senin T biçimiyle yorumladığın şu taşa bir bak. Rab karşısındaki insanı görmüyor musun? Ellerini göbeğinin üzerinde birleştirmiş, başını hafifçe öne eğerek âcizliğini, kulluğunu göstermeye çalışan insanı?"
"O halde şu ağaç?"
"Ulu Kayın, elbette!.. Avcıların sürekli geliştiğine inandıkları, yerin kalbinden çıkıp cennete yükselen hayatın ağacı. Devamlı olarak değişen ve gelişen evrenin sembolü..."