"Biliyor musun Settarhan? Şu atkı iplerine benziyorsun sen. Halının bütün yükünü çeken ama hiç görünmemesi gereken, bir yerden üç vermesi halının bütün değerini düşüren atkı iplerine."
"Çilekeş yani. Öyle mi?"
"Niye sen yapmıyorsun ki bu işi?" Diye sordu.
"Bu senin şaheserin olmayacak mı?"
"Çözgü çözmek erkek gücü ister" diye cevap verdi Azam. "Hem halı ilk düğümü atınca başlar. Ondan evveli beni ilgilendirmez."
"Yanılıyorsun. Çözgü halının iskeleti değil mi? Onun bütün yükünü çeken; üstelik arkada kalmayı, gadre uğramayı, hiç görünmemeyi de içine sindiren çözgüyü nasıl halıdan ayrı düşünürsün? İyi bir çözgü geremezsen halı daha bidayette yanlış başlamaz mı?"
"Korksunlar. Bu ülke devirmeye alışıktır. Güven yerle bir olunca nefret, köylüyü de mollayı da esnafı da bir kılar. Koca saltanat bir tütün dumanında savrulur. Çünkü aklın yolu bir, kalbin zulme isyanı aynıdır. Uzak değil. Ateşin sesi geliyorsa canınıza yapışması yakındır."