Her kitabın bir zamanı var.Şu zamanlarda okumaya karar vermiş olmam bu cümleyi destekliyor.
İnsanın hayalleri uğruna yapacaklarının sınırı yok. Ama bunun için hevesinin asla tükenmemesi ve tükendirilmemesi gerekiyor. Bu heves hele de aşk gibi bir kaynaktan besleniyorsa hem çok tehlikeli hem de sonsuz bir kaynak gibi gözükebilir. Aşk karşılıklı olarak birbirine güven ve koşullar ne olursa olsun yanındayım diyebilince güzel hale geliyor. Kitap bu duyguları ve aşkın hangi koşullarda bitebileceğini ya da sürebileceğini bize çok güzel anlatıyor.
Martin Eden size çok tanıdık gelebilir.Belki de yıllarca mücadele ettiğiniz, hayalleriniz uğruna bitmek bilmeyen çabanızın canlı bir örneği olarak tam karşınızda duruyor.
Hevesiniz kırıla kırıla hayallerinize kavuşursunuz peki ya sonrası ? Keşke hevesim varken kavuşmuş olsaydım hissi bu kitapta verilmek istenen en güzel mesajlardan biri.
Artık her şeyin değersizleştiği doyuma ulaştığınız o nokta.
Düşünsenize hayal edeceğiniz hiçbir şey kalmıyor hayatta. Ne bir kalp çarpıntısı ne bir mücadele hissi.
Bu kitapla bu zamanda karşılaştığım için çok mutluyum.
"Bunca şevkle tutunmaktan hayata,
Serbest kalmış korkudan,ümitten,
Kaçar ve şükrederiz tanrılara;
Bu lütuf geldiyse hangisinden.
Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez
Ölü adam hiçbir zaman dirilmez
En yorulmuş nehir bile dinlenmez
Denize ulaşmadan salimen"
Denize vaktinde ulaşmak dileğiyle...
İyi okumalar.