Odanı gündüzleri sevmiyorsun. Aklına bile getirmiyorsun. Odaya girip çıkıyorsun, kapı açılıp kapanıyor, dolabın kapağı gıcırdıyor. Karyolanın kenarına oturup ayakkabılarını değiştiriyor, sonra hemen dışarı çıkıyorsun. Aynaya yaklaşıyorsun, saçına iki toka iliştiriyorsun, burnunu pudralıyorsun ve hemen çıkıyorsun odadan. Oysa şimdi odanı birdenbire seviyorsun. Sevimli, küçük, hoş bir oda. Kendi odan. Bir şeylere sahip olmak ne güzel! Benim - kendimin, bana ait!