Hava Demir

Hava Demir
@Hawad
Diyarbakır
20 Mart
90 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı

Hava Demir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2021 24. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 20,5bin okunma
Reklam
Sisyphos’un bütün sessiz sevinci buradadır. Yazgısı kendisinindir. Kayası kendi nesnesidir. Aynı biçimde uyumsuz insan da, sıkıntısı üzerinde gözleme başladığı zaman, bütün putları susturur. Birdenbire sessizliğine bırakılmış evrende, yeryüzünün binlerce hafif, hayran sesi yükselir. Bilinçsiz ve gizli seslenişler, bütün yüzlerin çağrıları, bunlar işin kaçınılmaz ters yüzü ve yenginin pahasıdır. Gölgesiz güneş yoktur. Ve geceyi tanımak gerektir. Uyumsuz insan evet der, çabası hiç dinmeyecektir artık. Kişisel bir yazgı varsa, üstün alınyazısı yoktur, hiç değilse tek bir alınyazısı vardır, onu da kaçınılmaz bulur ve küçümser. Gerisine gelince, günlerini istediği gibi geçireceğini bilir. İnsanın kendi yaşamına yöneldiği bu yüce anda, Sisyphos, kayasına dönerken, kendisince yaratılan, belleğinin bakışı altında birleşen, hemen sonra da ölümüyle kapanan yazgısı olan bu bağsız eylemler dizisini seyreder. Böylece, insansal olan her şeyin tümüyle insan kaynaklı olduğuna inandığını gösterir, görmek isteyen ve karanlığın sonu olmadığım bilen kördür, hep yürümektedir. Kaya yuvarlanır durur. Sisyphos’u dağın eteğinde bırakıyorum! Kişi yükünü eninde sonunda bulur. Ama Sisyphos, Tanrıları yadsıyan ve kayaları kaldıran üstün sadıklığı öğretir. O da her şeyin iyi olduğu yargısına varır. Bundan böyle, efendisiz olan bu evren ona ne kısır görünür, ne de değersiz. Bu taşın ufacık parçalarının her biri, bu karanlık dağın her madensel parıltısı, tek başına, bir dünya oluşturur. Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter. Sisyphos’u mutlu olarak tasarlamak gerek.
Sayfa 140 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Bir gün gelir, ya gözlemi ya eylemi seçmek gerekir, insan olmak derler bunun adına. Bu parçalanışlar korkunçtur. Ama gururlu bir yürek için iki şeyin ortası olamaz. Ya Tanrı var, ya zaman, ya bu haç, ya bu kılıç. Ya çırpınmalarım aşan daha yüksek bir anlamı vardır bu dünyanın, ya da bu çırpınmalardan başka hiçbir şey gerçek değildir. Ya zaman ile yaşayıp onunla ölmek, ya da daha büyük bir yaşam için ondan çekilmek gerek. Uzlaşılabileceğini, hem yüzyıl içinde yaşayıp hem de ölümsüze inanılabileceğini biliyorum. Buna kabullenmek denir. Ama ben bu deyimden tiksiniyorum, her şeyi istiyorum, ya da hiçbir şeyi. Eylemi seçiyorum diye, gözlem benim için bilinmedik bir ülkedir sanmayın. Ama bana her şeyi veremez, ben de ölümsüzden yoksun kalınca zamanla birleşmek isterim. Defterimde ne özlem bulunsun istiyorum, ne acılık, yalnız açık görmek istiyorum. Söylüyorum size, yarın silah altına alınacaksınız. Sizin için de, benim için de bir kurtuluş bu. Birey hiçbir şey yapamaz, yine de her şeyi yapabilir. Bu çok güzel hazır bulunuş içinde, neden onu bir yandan göklere çıkarırken, bir yandan da ayaklar altına aldığımı anlıyorsunuz. Onu ufalayan dünya, kurtaran da ben. Ona bütün haklarını sağlıyorum.
Sayfa 102 - Can Yayınları·Kitabı okudu
...”öz olarak özgürlük” sorunu anlamsızdır. Çünkü bambaşka bir biçimde Tanrı sorununa bağlıdır, insanın özgür olup olmadığını bilmek, bir efendisi olup olamayacağının bilinmesini buyurur. Bu sorunun kendine özgü uyumsuzluğu uyumsuzluk, özgürlük sorununu sorun durumuna getiren kavramın aynı zamanda onun bütün anlamını çekip almasından gelir. Çünkü Tanrı önünde, bir özgürlük sorunundan çok bir kötülük sorunu vardır. Seçeneği biliyoruz; ya özgür değiliz ve kötülükten her gücü elinde tutan Tanrı sorumludur. Ya özgür ve sorumluyuz ama Tanrı her gücü elinde tutmamaktadır. Bütün bu incelikler, bu aykırılığın keskinliğine hiçbir şey eklememiş, bu keskinliği azaltmamıştır.
Sayfa 69 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam