-İnsanın bütün samimiyetiyle kendi öz suratında tecelli ettiği görülmemiş midir?
-Hemen hemen görülmemiştir. Belki istiğrak hâlindeki bir dervişte bu hâl görülebilir. O da bir nevi ölüdür. Demek ki, tam samimi olabilmek için aklı kaybetmek lâzım... Ah, şu akıl denilen mağrur ve maskara nesne!...
Suratımızdaki uzuvlar ancak ölüm hâlinde müşterek bir lisana kavuşurlar ve aynı şeyi söylerler. Ölüm! Yoksa hayatta ve hayatın her meselesinde birbiriyle tezat hâlindedirler.
Genç Şair sesini yükseltti:
-Siz, bütün ilericiler, kadını kurtarmak ve nâdide bir yemiş gibi soyup ortaya koymak isterken onu en aziz mâna tesiriyle öldürüyorsunuz! Kadını, yok ettiğini sandığınız dine karşı onu katil elinden kurtarırcasına kapıp, kasap çengellerinde kuyruğu fiyonglu bir ceset hâline getiren, yâni gerçekten yok eden sizsiniz!