87 yaşında, senin getirdiğin son örnekledir ki, öküz arabasından otomobile ve (jet) uçağına kadar neslimin zaman çerçevesine sığdığını gördüğüm korkunç inkılâpların mânasını sezer gibi oldum. Dünya ve insanlık, sonsuz bir mesâfe hattı üzerinde, fezanın dipsiz bir noktasına doğru kaymakta ve ruh, ahlâk, din, edep gibi mefhumları, gittikçe küçülen ve sönen yıldızlar gibi gerilerde bırakmaktadır. Felsefe tahsili gören senin, ne demek istediğimi anlayacağın ümidi içinde, dili 5-10 kelimelik bir kurbağa lâgatçesine indirilmiş, dimağı cihazı iptal, hazım cihaziyle tenasül cihazı ise ihya edilmiş bir <kuşak>tan geldiğine göre hiçbir șey anlayamayacağın korkusunu da içimde taşıyorum. Her neyse!..