Haydi kurtuluşa, diyor! Bu sözü söylemesi, yâni insanları kurtuluşa muhtaç görmesi, davasının hak olduğunu ispat etmek için bana yeter! Bu noktada öyle bir bedahet var ki ispatın üstünde...
Hürriyet ve demokrasi! Yâni hakikati tekte bulmanın değil de sayısızda aramanın ve her defa yanılmanın rejimi... Ben merkep hürriyetiyle hür olmak yerine hakikat esaretiyle bir ideâle köle olmayı istiyorum! Bunu bana kim ve ne verebilir?
Fikir kadar güzel kadın çizgilerine karşı en büyük ihânet tertibi olan mini-etek ve çıplaklık, kadını büsbütün kaybetmekten başka bir şeye yaramaz; ve artık günün genç kızı, eski <Leylâ> olmaktan çıkmış ve onun karşısında <Mecnun>a rol kalmamıştır. Ruhlardaki kadın - erkek ukdesi, korkunç bir hârâ faaliyeti içinde silinip gitmiş ve bütün ideâllerin maddî sembolü kadın bir gaseyan hokkası hâline getirilmiştir.