Logoterapiye göre bu yaşam anlamını üç farklı yoldan keşfederiz:
1. Bir eser yaratarak ya da bir iş yaparak;
2. Bir şey yaşayarak ya da bir insanla etkileşerek;
3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek.
Bunlardan ilki yani başarı yolu oldukça açıktır. İkinci ve üçüncü ise, biraz daha ayrıntı gerektirir.
"Tavanı çöktü aşkın duvarlar üryan düştü.. Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü.. İniltiler geliyor doğudan ve batıdan.. Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü.."
"Saatlerin ardında hep kendimi aradım
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım.."
Yabancı olmak.. Yaşadığı çağın yabancısı olmak ..'Melali anlamayan bir nesle aşina değiliz..' diyen Haşim gibi..
Müşriklerden korunmak için kazılan hendekler yer değiştirmiş bu çağda. Etrafımız sarılı derin çukurlarla.. Hapsolmuşuz çağın gereklerine.. İman edene "deli"demişiz ..Davranışlarını hazdan ve faydadan arındırıp doğruyu seçenlere.. Manasını değiştirmiş sözcüklerin, değiştiremediklerimizin de boşaltmışız içini.. Aşk, arabesk bir şarkı eşliğinde kamyonet arkalarında yolların tozunu atar olmuş.. Garip garip bakmışız öte âlem için hazırlık yapana.. Perdeler değil;güneşlikler çekilmiş gözlerimize.. Kalbimiz taş kesilmiş..