Lilith

Lilith
@Hayfa_Lilith
Kimsenin sınır çizemediği tek ülkedir sayfalar...
Bir Kadının Tek Başına Direnişi ve Sessiz Vedası
Üç gün önce vefat ettiğini öğrendiğimden beri aklımdan çıkmayan bu hikayeyi yazmayı; hem onun sessizce verdiği o devasa mücadeleye bir saygı duruşu hem de gencecik hayalleri elinden alınan tüm kadınlara karşı insani bir borç bildim. Bugün buraya isimler ya da adresler yazmayacağım. Çünkü bu hikaye, hayalleri ellerinden alınan, kendi hayatı hakkında karar vermesine izin verilmeyen pek çok kadının ortak hikayesi. Ama her şeyden önce, o karanlığın içinden kendi çabasıyla çıkmayı başaran güçlü bir kadının hikayesi. Yıllar önce henüz lise sıralarından yeni kalkmış, üniversite okumak isterken kendi rızası dışında, baskıyla ve şiddetle yurt dışına evlendirerek gönderdiler onu. Gittiği yerde de payına yine şiddet ve yalnızlık düştü. Ama o, bu kadere teslim olmadı. Bir gün o evden kaçıp bir sığınma evine ulaştığında, kendi hayatının iplerini eline aldı. "Yapamazsın, dönersen sonun olur" diyenlere inat, tek başına direndi. O yabancı ülkede dil öğrendi, iş buldu, yarım bırakılan okulunu bitirdi. Hayatını tırnaklarıyla kazıyarak yeniden inşa etti. Yıllar sonra ülkesine, kendi ayakları üzerinde duran bir yetişkin olarak döndü. En son iki yıl önce bir hastane koridorunda karşılaştık. Ayaküstü sohbet ettik. O zor günleri hiç açmadı; yüzünde her zamanki mağrur ve güleç ifadesi vardı. Ancak o zorlu yılların ve ağır streslerin bedende bıraktığı hasar, onu henüz 37 yaşında bu hayattan kopardı. Geride çok büyük bir direniş bırakarak göçüp gitti. Ben sadece özet olarak bunları biliyorum, bunları yazabiliyorum. O sığınma evinin soğuk odalarında, o yabancı ülkenin sokaklarında tek başına neler yaşadı, nasıl bir iç mücadele verdi, kalbi kaç kez kırıldı hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğim. Bilinen kısmı bile bu kadar ağırken, onun bir kadın olarak tek başına göğüslediği o görünmez savaşın
Duygu ve Düşünce
Reklam
KISKANÇLIK- Artık avı değil; hayatları kıskanıyoruz.
S. İlvan’ın kaleminden, kadim bir duygunun modern dünyadaki yansımasına dair sarsıcı bir çözümleme. Sosyal hayatın aynaları çoğalttığı, her an herkesle kıyaslandığımız bu çağda, kıskançlık bize ne fısıldıyor? "Başkasında gördüğü, insanın kim olabileceğine dair hayalini tetikler. Ve insan, o hayalin gerçekleşmemiş olmasıyla acı duyar." Bu makale, kıskançlığı bir düşman değil, neyi yaşayamadığımızı, neye cesaret edemediğimizi gösteren dürüst bir rehber olarak yeniden tanımlıyor. Kendinizle yüzleşmeye hazırsanız, bu yazıyı kaçırmayın. s-ilvan.blogspot.com/2026/04/k-i-s-k...
RÜYA ve KÂBUS: Bilincin İki Yüzü
İnsan, uyanıkken kurduğu gerçekliğe ne kadar güvense de, geceleri o güvenin sınandığı bir alana girer. Rüya, bilincin karanlıkta kendine açtığı gizli bir kapıdır. Kâbus ise o kapının ardında karşılaşılan çıplak bir yaratılış ihtimalidir. Gündüz anlamlandırmaya çalıştığımız her şey, gece biçim değiştirerek karşımıza çıkar. İsimler çözülür, sınırlar erir, mantık yerini sezgiye bırakır. Ve insan, en çok kendisiyle baş başa kaldığı o yerde, hem en özgür hem de en savunmasız hâlidir. .......... s-ilvan.blogspot.com/2026/03/ruya-ve...
YÜZLER "Duyguların Anatomisi" Denemeler - S.İlvan
........Karahan Tepe’de bulunan o yüz, bir tanrıya bakmaz. Göğe dönük değildir. Ellerini açmaz, dua etmez. O yüz, insana bakar. Binlerce yıl öncesinden, taşın içinden çıkan bu ifade; korkudan çok merak taşır. Bir tapınmanın değil, bir uyanışın izidir. Çünkü insan, ilk kez kendini fark ettiğinde, kendi bedenine bakmayı öğrendiğinde, göğe değil; yüzüne bakar. Belki de bu yüzden Karahan Tepe bir ibadet merkezi değildi. Belki orası, insanın ilk defa “ben” dediği yerdir. Karahan Tepe’deki yüzün gözleri boş değildir; derindir. O boşluk, tapınmanın sessizliği değil; bilincin başlangıcıdır. İnsan o yüze baktığında şunu soruyordu belki de: “Ben kimim?” Bu soru, bütün dinlerden önce doğmuştur. İbadetten önce. Tanrıdan önce. İnanç, önce insanın kendini fark etmesiyle başlar. Kendini fark etmeyen bir varlık, neye inanacağını da bilemez. Bu yüzden Karahan Tepe bir tapınak değil; bir eşiktir. İnsanlığın iç dünyaya açılan ilk kapısıdır. ................... s-ilvan.blogspot.com/2026/03/yuzler....
KİBİR "Duyguların Anatomisi" Denemeler - S.ilvan
... Zeus, yalnızca göğün efendisi değildi. İnsan korkularının ve arzularının gökyüzüne yansımış biçimiydi. Athena, yalnızca savaşın bilgeliği değildi. İnsanın kendi aklına duyduğu hayranlıktı. Gılgamış, yalnızca bir kahraman değildi. Ölümü kabullenemeyen insanın ölümsüzlük arzusuydu. Prometheus, yalnızca ateşi çalan bir titan değildi. İnsanın kendi kaderini kendi elleriyle değiştirme isteğiydi. .......... s-ilvan.blogspot.com/2026/03/kibir_1...
Reklam