Üç gün önce vefat ettiğini öğrendiğimden beri aklımdan çıkmayan bu hikayeyi yazmayı; hem onun sessizce verdiği o devasa mücadeleye bir saygı duruşu hem de gencecik hayalleri elinden alınan tüm
S. İlvan’ın kaleminden, kadim bir duygunun modern dünyadaki yansımasına dair sarsıcı bir çözümleme. Sosyal hayatın aynaları çoğalttığı, her an herkesle kıyaslandığımız bu çağda, kıskançlık bize ne fısıldıyor?
"Başkasında gördüğü, insanın kim olabileceğine dair hayalini tetikler. Ve insan, o hayalin gerçekleşmemiş olmasıyla acı duyar."
Bu makale, kıskançlığı bir düşman değil, neyi yaşayamadığımızı, neye cesaret edemediğimizi gösteren dürüst bir rehber olarak yeniden tanımlıyor. Kendinizle yüzleşmeye hazırsanız, bu yazıyı kaçırmayın.
s-ilvan.blogspot.com/2026/04/k-i-s-k...
İnsan, uyanıkken kurduğu gerçekliğe ne kadar güvense de, geceleri o güvenin sınandığı bir alana girer. Rüya, bilincin karanlıkta kendine açtığı gizli bir kapıdır. Kâbus ise o kapının ardında karşılaşılan çıplak bir yaratılış ihtimalidir. Gündüz anlamlandırmaya çalıştığımız her şey, gece biçim değiştirerek karşımıza çıkar. İsimler çözülür, sınırlar erir, mantık yerini sezgiye bırakır. Ve insan, en çok kendisiyle baş başa kaldığı o yerde, hem en özgür hem de en savunmasız hâlidir.
..........
s-ilvan.blogspot.com/2026/03/ruya-ve...
........Karahan Tepe’de bulunan o yüz, bir tanrıya bakmaz.
Göğe dönük değildir.
Ellerini açmaz, dua etmez.
O yüz, insana bakar.
Binlerce yıl öncesinden, taşın içinden çıkan bu ifade; korkudan çok merak taşır. Bir tapınmanın değil, bir uyanışın izidir. Çünkü insan, ilk kez kendini fark ettiğinde, kendi bedenine bakmayı öğrendiğinde, göğe değil; yüzüne bakar. Belki de bu yüzden Karahan Tepe bir ibadet merkezi değildi. Belki orası, insanın ilk defa “ben” dediği yerdir. Karahan Tepe’deki yüzün gözleri boş değildir; derindir. O boşluk, tapınmanın sessizliği değil; bilincin başlangıcıdır. İnsan o yüze baktığında şunu soruyordu belki de:
“Ben kimim?”
Bu soru, bütün dinlerden önce doğmuştur.
İbadetten önce.
Tanrıdan önce.
İnanç, önce insanın kendini fark etmesiyle başlar. Kendini fark etmeyen bir varlık, neye inanacağını da bilemez.
Bu yüzden Karahan Tepe bir tapınak değil; bir eşiktir. İnsanlığın iç dünyaya açılan ilk kapısıdır.
...................
s-ilvan.blogspot.com/2026/03/yuzler....
...
Zeus, yalnızca göğün efendisi değildi. İnsan korkularının ve arzularının gökyüzüne yansımış biçimiydi. Athena, yalnızca savaşın bilgeliği değildi. İnsanın kendi aklına duyduğu hayranlıktı. Gılgamış, yalnızca bir kahraman değildi. Ölümü kabullenemeyen insanın ölümsüzlük arzusuydu. Prometheus, yalnızca ateşi çalan bir titan değildi. İnsanın kendi kaderini kendi elleriyle değiştirme isteğiydi.
..........
s-ilvan.blogspot.com/2026/03/kibir_1...