Bu eser benim için sadece bir kitap değil, derin bir yolculuğun ifadesi oldu.
Yeri geldi dudaklarımda tebessüm, yeri geldi gözlerimde yaş birikti. Bazen sorguladım, bazen isyan ettim; her satırın peşinden sürüklenerek, bir sonraki bölümün gizemine tutundum.
Yazar, çoğu insanın yaşadığı ancak göz ardı ettiği gerçekleri, bambaşka bir pencereden görmemizi sağlıyor. 90’ların siyasi ve sosyolojik atmosferini ruhu saran bir derinlik ve ironiyle harmanlayarak işlemesi, bu eseri kalplerde iz bırakan bir başyapıta dönüştürüyor. Kaleme aldığı her satır, bir halkın umudunu ve bir gencin fedakârlığını öyle içten anlatıyor ki, Yolcu’nun serüvenine her an ortak olmamak işten bile değil.
Yolcu’nun serüvenine ortak olup, bu yolculukta kendi izlerini bulmaya hazır mısın?