“İşte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben
işte şu begonya, işte yalnızlık
işte su damlacıkları, alnımda kollarımda
işte yok oluşumdan doğan kent
hiçbir yere taşmıyorum, kendime sızıyorum yalnız.." - /Edip Cansever/
“Gözümüze yakın tutulan küçük cisimlerin görüş alanımızı kısıtlayarak dünyayı kaplamaları gibi en yakın çevremizdeki insanlar ve olaylar dikkatimizi ve düşüncemizi gereğinden çok, hatta tatsız bir şekilde meşgul ederler. Önemli düşünceleri ve konuları bastırırlar. Buna karşı koymak gerekir”
“Sürekli farklı şekillerde karşınıza çıkan yalnızlık. hemen hemen her detayda gizlidir. işten eve geldiğinizde, çay içtiğinizde, bulutlara baktığınızda, tıraş olduğunuzda yada çok farklı herhangi bir eylemde, her yerde...“
“Toplumun insandan bağımsız farklı bir zeka seviyesi vardır. Bu zeka seviyesi de minimum düzeydedir. Bu yüzden topluma karışan ve onlarla kaynaşan her insan aklını minimum düzeye indirmek zorunda kalır.”