Hayrettin Erkan

Hayrettin Erkan
Instgram: (erkanhayrettin) Kitap inst: @sevdaninotekiyisi YouTube kanalım: Hayrettin Erkan youtu.be/otDqwtQQh9g?si=... Şiir kitabım: Sevdanın Öte Kıyısı
Öğretmen -sosyolog-felsefeci-yazar
sosyal bilgiler öğretmenliği/sosyoloji/felsefe/Sosyoloji Yükseklisans
istanbul
8 Ağustos
740 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
… Deleuze genellikle kavramla imajı birbirinden ayırmanın imkânsızlığını savunsa da, yaptığı düşünce tanımı zorunlu olarak, bir "kavramla❞ bir “imaj”ın birbirine karşılık gelmesini gerektirirmiş gibi görünür. Statüsü bakımından hem Deleuzecü hem de Guattarici olan şu cümleye bakalım (QP 1968, s. 186 [176]): “Düşünceyi, düşüncenin üç büyük formunu, yani sanat, bilim ve felsefeyi tanımlayan şey, her zaman kaosla yüzleşmek, bir düzlem çizmek, kaosun üzerine bir düzlem çekmektir." Burada, Deleuze ve Guattari'nin sanatsal, bilimsel ve felsefi düzlemler arasında daha sonra yaptığı ayrımı göz önünde bulundurmadan altını çizmek istediğimiz nokta, "kaosla yüzleşmek” gibi kendinde temsili neredeyse mümkün olmayan bir ideden, bu idenin "düzlem çizme" imajıyla -ne fazla ne eksik- temsiline bir çırpıda geçilmesidir. …
Sayfa 106·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
… rizom, ağaç imajının altındaki düşünce imajıdır" (a.g.e., s. 204). …
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
… Deleuze, Fark ve Tekrar'ın yayımlandığı yıl verdiği (1968) ve Lucretius, Spinoza, Nietzsche, Hume, Bergson ve Proust'un dahil olduğu bir düşünce “çizgisine” olan ilgisinden bahsettiği bir mülakatta, imajsız düşünce temasına rakip olarak görülebilecek "yeni bir düşünce imajı" temasına hızlıca geri dönmüştür: “Düşüncenin belli bir imajıyla yaşıyoruz, yani düşünmeden önce, düşünmenin ne olduğu, araçlar ve amaçlar hakkında muğlak bir fikrimiz var. İşte bize şimdi tamamen farklı bir fikir, tamamen farklı bir imaj sunuluyor. Proust'ta, mesela [...]. Evet, aradığımız şey düşünme ediminin, onun iş leyişinin, düşüncenin kendisindeki oluşumunun yeni imajıdır" (mak., [1968] ID 2002, s. 193 [219]). Eğer ifadenin açıkça kullanıldığı yerlere bağlı kalırsak, böyle bir imaj arayışı en azından (2) sinematografik imajların analizinde başarıya ulaşmış görünür (C1 1983 ve C2 1985). … s.100-101
Sayfa 100·Kitabı okudu
Alıntı
… (4) ”Şeyi ya da sanat eserini muhafaza eden, bir duyumsamalar bloğudur, yani algılamlarla duyguların bir bileşimidir" (s. 154); ve şu tanımı öne sürerler: (5) "Resmin ebedi nesnesi, Tintoretto'nun yaptığı gibi kuvvetleri resmetmektir" (s. 172). (s89). … Vakıadır ki (Bölüm 8) resim yapmak, “Kuvvetleri resmetmektir" (a.g.e., s. 39). Merleau-Ponty de zaten "Formlar [kuvvetlerin] yaralarıdır," der, kuvvetler, formlar içinde titreşir (MERLEAU-PONTY 1996, s. 173). Merleau-Ponty gibi Deleuze de Paul Klee'yi yeniden keşfederek Klee'nin şu meşhur formülünü yorumlar: dinamik anlamıyla, "görünürü yapmak değil, görünür kılmak.” “Resim sanatının görevi, görünür olmayan kuvvetleri görünür kılmaktır” (FB 1981, s. 39). Duyumsama, duyulmasa da duyumsamanın koşulu olan kuvvetle (tıpkı doktorun da sadece onun etkilerini görmesi gibi) yakından ilişkilidir. Ve nihayet Bacon'ın kendisiyle ilgili olarak: Bacon'ın Figürleri, "görünmez kuvvetleri nasıl görünür kılabiliriz? sorusuna verilmiş en harikulade yanıtlardan biridir" (a.g.e., s. 39-40 [59]). Aynı şey çığlık için de geçerlidir: “Eğer çığlık atılıyorsa bu her tzaman görünmez ve duyulur olmayan kuvvetlerin pençesinde olduğundandır" (a.g.e., s. 41 [61]). (s.92) …
Sayfa 89·Kitabı okudu
Alıntı
… 2. Yani duygu, bir kişiye ait değildir. Deleuze bu kavramı itki kavramından ayırır. Çünkü itki genellikle bir içsellik dinamiğinden, duyguyu tayin eden bir hazdan da çoğunlukla yarılmış bir özne veya kaybedilmiş bir nesne sorunsalına çakılip kalmış bir arzudan kaynaklanır. Duygu, kişiye ait olmayan, bireylerden üstün olan bir yaşam gücüdür, hatta insanın insanolmayan oluşu, farklı hızlardaki kendi süreçlerine -ansızın taş kesilme ya da sonsuz hızlanma- göre kavranan oluştur. …
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı