…
(1) Bu-luk, “bir özne veya hatta bir şey modunda gerçekleşmeyen” tüm bireyleşmelere işaret eder. (D [1911] 1996, s. 111 [128]]. “Farklılaşmamış bir derinlikten ibaret olmayan ve bir bilinç alanı gibi belirlen[emeyen], kişisiz ve birey-öncesi bir aşkınsal alanı belirlemeye" yarar. Bu-luk, "[...] ne bireysel ne kişisel olan, tam tersine [...] bireylerin ve kişilerin oluşumuna yön [veren] tekillik yayılımları"dır (LS 1969, s. 124-125 [124]). Bu-luk, şöyle tekillik yayılımlarının adıdır: "bir saat, bir gün, bir mevsim, bir iklim, bir veya birkaç yıl," herhangi bir "yeğinlik" (D [1911] 1996,s. III), bir "yüz” (MP 1980, s. 320) "kuvvetler, olaylar, hareketler ve dürtüler, rüzgârlar, tayfunlar" (P 1990, s. 52 [41]).
Öyleyse bu-luk, “bir kişinin, bir öznenin, bir şeyin veya bir tözün 'bireyleşme modu'ndan son derece farklı" bir “bireyleş me modu"dur (MP 1980, s. 318). Kavramın 1977'den 1981'e geçirdiği evrim, "organsız beden” kavramının geliştirilmesini varsayar (LS 1969, 1972). Organsız beden kavramı Deleuze'e Spinoza'daki "sonlu moda" dair okumasını yenileme imkânı tanır (SPE 1968, böl. XII-XIII ve mak., [1978] SPP 1981, böl. VI içinde): Her bireyleşme modal, tekil ve yeğinliklidir.
(2) "Bu-luklar güç derecelerinin bileşimlerden ibarettir, her birine belli bir etkilenme ve etkileme gücü, etkin ve edilgin etkilenişler, yeğinlikler karşılık gelir" (D [1977] 1996, s. 111 [128]).
Demek ki bu-luk, farklı bir bireysellikle, öznellikle veya bedensellikle değil, farklı bir birey, özne, beden veya şey teorisiyle ilgilidir. Bu-luk, bir "içkinlik düzlemi" içine yerleşir ve düşüncenin iki düzlemi arasında bağlantılı bir ayrımı zorunlu kılar. Bu iki düzlemden ilki, Deleuze'ün "içkinlik veya dayanıklılık düzlemi"ni düşünmeye uygun tek felsefe olarak gördüğü materyalist bir içkinlik