"Ne sıklıkta özür dilediğini hesaplıyorum."
Peri'nin yanakları kızardı. Gerçekten de oldum olası çok özür dilerdi -randevusuna azıcık geç kalsa, yolda yürürken birine gayriihtiyari yaklaşsa, kaldırımda önündeki yayayı sollasa, süpermarkette alışveriş arabası bir başkasınınkine değecek gibi olsa...Hep özür diliyordu; sıkça, kolayca, bolca. Kimse ondan özür dilemese de karşılığında.
"Bak sana bir hipotez" dedi Azur, gözlerinin önüne düşen saçlarını arkaya savurarak. "Gereksiz yere özür dileyen insanlar gereksiz yere teşekkür etmeye de meyyal olur."
Peri yutkundu. "Bence fazla özür dileyen tipler hayatla baş etmeye çalışan kaygılı, endişeli tiplerdir sadece. Kimseye zarar vermezler, kendilerinden başka. Diğer insanlara ayak uydurmak için ellerinden geleni yaparlar, ama aradaki farkın kapanmayacağını da bilirler."
"Nasıl bir farkmış bu?" diye sordu Azur.
"Sanki aslında buraya ait değilmişim gibi" dedi Peri...